| Yazar | : | Mim Kemal Öke, Erol Mütercimler |
| İsbn | : | 9753900651 |
| Yayın Tarihi | : | 1991 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 98 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | E Yayınları |
Adları türkülerde söylenen, bir dönemler en uzak küçücük köy kahvehanelerinin duvarlarını süsleyen küçükten büyüğe Türk halkı tarafından çok iyi tanınan iki gemimiz vardı: Hamidiye ve Yavuz.
Bu iki gemi adı, bugün bile oldukça sayıda Türk tarafından bilinmektedir. İlkokul kitaplarına giren öyküsünde, Yavuz'un, Rus limanlarım bombaladığı için Birinci Dünya Savaşı'na girdiğimiz yazılıdır.
1914 yılında Goeben ve Breslau zırhlıları, İngiliz savaş gemilerinden kaçıp Çanakkale Boğazı'ndan içeri giriverdiler; sonra da İstanbul'a geldiler.
Alman amiral Souchon ve Alman erlerinin sarışın kafalarına kırmızı fesler giydirilerek Osmanlılaştırıldılar... Bu durumda İstanbul'daki İttifak Devletleri'nin Büyükelçileri telaşlarınca, onları, "bu gemileri satın aldık" diyerek yatıştırdık.
Yavuz ve Midilli adım verdiğimiz bu iki gemi "Çarlık Rusya'sının limanlarını topa tuttu... Ve Osmanlı Devleti savaşa girdi. Sonra da tarihten silindi gitti.
Bir soru akla geliyor: Bu gemiler Rus limanlarını topa tutmasaydı savaşa girer miydik? Bu sorunun yanıtı çok güç ama görünür neden olan Yavuz'un satın alınışı da gözardı edilemez. Asıl can alıcı soru şudur: Yavuz, niçin satın alındı?
Nedendir bilinmez ama tarih kitaplarımızda ve araştırmacılarımızın eserlerinde çok az rastladığımız ya da çok kısa olarak birkaç satırla yazılıp geçilen bir konu var: Sultan Osman ve Sultan Reşat gemileri olayı...
Tıpkı bugün olduğu gibi 1911 yılında da silah tüccarları doymak bilmeyen hırsları nedeniyle (bazı devletlerin sömürgeci ve yayılmacılık genel politikalarının körüklemelerini de unutmamak gerekiyor) Türkiye ve Yunanistan'a savaş gemileri satarak, silahlanma yarışını tırmandırdılar.
Sultan Osman öyküsü de bu ortam ve dönemde ortaya çıktı.
Bu bir dramdı ve senaryosu da İngiltere tarafından yazılmıştı.