| Yazar | : | Dr. Raşit Gündoğdu |
| İsbn | : | 9789944905244 |
| Yayın Tarihi | : | 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 256 |
| Ölçü | : | 16 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Çamlıca Basım Yayın |
Son devir kaynaklarında, 1905 yılının 21 Temmuz (18 Cemaziyülevvel 1323) Cuma gününe rastlayan "selamlık resm-i alisinde" Sultan İkinci Abdülhamid Han Yıldız Camii'nden çıkacağı sırada kendisini öldürmek üzere bir saatli bomba patlatılarak yapılan suikasta, "Bomba Hadisesi" denir.
Suikastın dışarıdan gelen elebaşıları "Troşak" adındaki Ermeni ihtilal cemiyeti reislerinden Bakü'lü Samuel Fayn öteki adıyla Hristofor Mikaelyan adındaki kişiyle bu kişinin kızı olarak gösterilen Robina Fayn ve Konstantin Kabulyan öteki adıyla Safo adında üç Rus Ermeni'sidir.
Plan, Avrupa'da hazırlanmıştı. Ermeni komitacılar, bu gibi işlerde Avrupa'da çok muvaffakiyet gösteren anarşistlerin kendilerinden daha maharetli olduklarına inandıkları için, Belçikalı anarşist Edvard Jorris'le anlaşmışlardı. Jorris, bizzat İstanbul'a geldi ve dikkat çekmemek için Singer şirketinde işe girdi. Sultan Abdülhamid'in selamlık merasimlerini dikkatle takip etti. Her cuma günü padişahın, Yıldız Camii'nden çıktıktan sonra, 1 dakika, 42 saniyede arabasına bindiği, bu müddetin hiç şaşmadığı tespit edildi. Viyana'da Neseldorfer Wagenbefcu Fabriks Geselschaft firmasına hususi bir araba yaptırıldı. Bu araba parçalar halinde getirilip İstanbul'da monte edildi. Arabayı çeken atlar ise devrinin ünlü tiyatrocularından Kel Hasan Efendi'den satın alındı. 80 kilo patlayıcı ve 20 kilo madeni (parçalayıcı) madde taşıyan saatli bir bomba ve bu bombayı ayarlanan zamanda patlatacak "Machine İnfernale-Cehennem Makinesi" adı verilen alet bu arabaya yerleştirildi. Komitacılar, dikkati çekmemek için aralarına kadın da alarak, Avrupalı seyirci kılığında bu arabaya bindiler ve selamlık merasimine gittiler. Padişah,
Yıldız Camii'nde iken, arabayı terk edip çekildiler, içindeki bomba, Sultan İkinci Abdülhamid, cami ile saltanat arabası arasındaki yolu yürürken patlayacak ve hükümdarı mutlaka öldürecekti. Yıldız Camii'nde bomba patlatıldıktan sonra Galata Köprüsü, tünel ve bazı yabancı bankalar da havaya uçurulacak ve arkasından memleket sathında ihtilal havası estirilecekti.
Mutat dışı birkaç saniye gecikme, Sultan İkinci Abdülhamid'in hayatını kurtardı...