| Yazar | : | Esra Keskinkılıç |
| İsbn | : | 9757796646 |
| Yayın Tarihi | : | 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 184 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Şule Yayınları |
Bugün, tarihi ve kültürel zenginliğimizin temel taşları olan isimlerin ve bu isimlerin meydana getirdiği eserlerin günümüz kuşakları tarafından yeteri kadar tanındığını ve tanıtıldığını söylemek güçtür. Bu alanda derli-toplu kuşatıcı bir çalışma da mevcut değildir. Yayınevimiz, zengin bir geçmişin varisleri bulunduğumuzun bilincinde olarak, bin yıllık tarihimiz boyunca yetişmiş, eser vermiş kalburüstü kültür, sanat ve edebiyat adamlarını günümüz kuşaklarına tanıtmayı bir görev kabul etmektedir. Bu amaçla 1998 yılından başlamak üzere Ahmed Yesevi'den Nureddin Topçu'ya, Yunus Emre'den Necip Fazıl'a kadar klasikleşmiş birçok ismin biyografisini Bizim Klasiklerimiz Dizisi adı altında peyderpey yayımlamayı hedefledik. İlkin söz konusu biyografilerin on üçü yayımlanacak ve önümüzdeki yıllarda bu sayı artarak devam edecektir.
Bilindiği gibi klasik kelimesi bir anlamıyla devir söz konusu olmadan en üstün yazarlar ve eserler için kullanılır. Biz de kelimenin bu anlamından yola çıkarak bin yıllık tarihimiz boyunca yetişmiş, geride iz bırakmış sanat ve edebiyat adamlarımızın portrelerini ön plana çıkardık. Böylece Türk toplumunun kültürel dinamikleri diyebileceğimiz kişilerin yaşadıkları dönem, hayatı, kişiliği ve eserleri hakkında günümüz okuyucularına özlü olarak bilgi vermeyi ve tanıtmayı amaçladık. Çünkü biliyoruz ki ancak kendi klasiklerimizin ve dünden tevarüs eden kültürel mirasın farkına vardığımız zaman bugün bulunduğumuz yeri tanımlayabiliriz. Bu aynı zamanda bizim için dünü bugüne, bugünü yarına ulaştıran ortak bir bağ da kabul edilebilir.
Bizim Klasiklerimiz, yaşadıkları devrin canlı birer aynası olmakla beraber, yüzyılların ötesinden gelerek günümüze kadar yaşamış ve binlerce emsali arasında onları geride bırakıp varlığını devam ettirmişlerdir. Aynı zamanda çağımıza da ışık tutan bu isimler, bugünün okuyucularına kendi dönemlerinin iklimlerinden zengin renkler taşıyacaklardır. Günümüzün kurak ve çorak ortamının varlığında, Bizim Klasiklerimiz'in genç nesiller tarafından yeterince tanınmamasının ve bilinmemesinin rolü büyüktür. Dolayısıyla söz konusu ettiğimiz renklere ilk bakışta aşina olmayabilirler. Ama onlar bizim, onlar biziz.