| Yazar | : | Levon Panos Dabağyan |
| İsbn | : | 9758414399 |
| Yayın Tarihi | : | 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 266 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Kum Saati Yayınları |
Bu çalışma iki temel konuyu kapsamaktadır. Birincisi II. Sultan Abdül Hamid'in siyasi hayatı, ikincisi Ermeni meselesidir. Üzerinden neredeyse bir asıra yakın bir zaman geçmesine" rağmen her iki meselede memleketimizin gündemini zaman zaman işgal etmenin yanında, uluslararası emperyalizmin dayatmaları göz önüne alındığında konu son derece önemli olmakta, aynı zamanda başlangıç yönünden de Sultan Abdül Hamid'le, Ermeni meselesinin birbirleriyle doğrudan çakışmaktadır. Ancak, Sultan Abdül Hamid'i tam manasıyla, bütün yönleriyle yeni nesillere aktarabilmek oldukça zordur. Zira pek çok yetkili kaynağın çoğu zaman tarihi tahrif ettiklerini görmekteyiz. Mesela, II. Abdülhamid aleyhinde yazılmış kaynaklar kullanılarak, olduğunun tam aksine son derece abartılı yakıştırmalarla, kendi istedikleri bir portre olarak kamuoyuna sunmaktadırlar.
Keza aynı tahrifat ve tahribatı Ermeni meselesinde de görmek mümkündür. Ve bu çarpıtma üç yönlü olup, hem Türk, hem Ermeni, hem de bu kavgadan pay bekleyen Türk düşmanı yabancı kişi, kurum ve kaynakları içermektedir. Bu şer cephesinin bütün umudu ise tıpkı Sultan Abdülhamid devr-i saltanatında olduğu gibi yabancı ülke güç ve misyonlarına dayanmaktadır.
Oysa bir ülkenin iç işlerine çare bulabilmek gayesiyle dahi olsa, "yabancı devletlerden" medet beklemek, timsahtan medet beklemekten farksızdır. Çünkü bilhassa emperyalist güçlü devletlere sokulmakla en büyük hatayı işlemiş olursunuz!.. Günümüzde, insan hakları bahsinde aynı saflığı gösterip dış ülkelere müracaat edenler ne yaman bir gaflet içinde olanlar herhalde bilmemekte veya bilmezden gelmektedirler.
Bu hazin durumun başlıca sebebi ise, tarihte olduğu gibi günümüzde de, Türkiye'nin meselelerine hamaset duygularıyla eğilmek, tarihi gerçekleri gerçek olmayanlarla karıştırıp, doğru ile yanlışı harmanlayarak bir bütün imiş gibi değerlendirmeye kalkmakla, sıhhatsiz yargılar neticesi, yanlış sonuçlara varmaktır…