Statü Endişesi
| Yazar | : | Alain de Botton |
| İsbn | : | 9789755702339 |
| Yayın Tarihi | : | Şubat, 2015 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 332 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Sel Yayıncılık |
- Statü, kişinin toplumdaki konumunu ifade eder. Sözcüğün kökeni Latince “ayakta duruş” anlamına gelen statüm fiilidir (stare fiilinin geçmiş zamanda çekilmiş hali).
- Statü, dar anlamıyla, kişinin bir gruptaki resmî ya da meslekî duruşunu belirtir (evli, yüzbaşı, vb.). Fakat daha geniş anlamıyla statü (bizi burada ilgilendiren tam da budur), kişinin dünyanın gözündeki değerini, önemini ifade eder.
- Tarih boyunca toplumların yüksek statüye layık gördüğü gruplar çeşitlilik göstermiştir: avcılar, savaşçılar, köklü aileler, rahipler, şövalyeler, doğurgan kadınlar. Batı’nın statü anlayışı (burada tartışmaya açtığımız, belirsiz ama bir o kadar da anlaşılabilir bir alandır bu) 1776’dan bu yana giderek artan bir oranda maddi başarıyla bir tutulur olmuştur.
- Yüksek statünün getirileri pek keyifli olur. Yüksek statü bize para, özgürlük, mekan, rahatlık, zaman kazandırmanın yanı sıra bizi belki de en az bunlar kadar önemli bir hisle donatır: başkaları tarafından önemsendiğimiz ve değerli insan muamelesi gördüğümüz hissi. Bu hissi bize yaşatanlarsa: davetler, pohpohlanma, yaptığımız bir espri üzerine (espri dişe dokunur olmasa da) patlatılan kahkahalar, saygı ve ilgidir.
- Yüksek statü birçok kişiye göre en güzel dünya nimetlerinden biridir. Bu bilinir de pek az kişi tarafından itiraf edilir.