Sosyoloji ve Coğrafya Süha Göney ve Sabahattin Güllülü'ye Saygı

Yazar : Kolektif
İsbn : 9758334379
Yayın Tarihi : Haziran, 2006
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 1017
Ölçü : 16,5 x 23,5 cm
Yayınevi : Kızılelma Yayıncılık
Bahsi Geçen : Baykan Sezer

Sosyoloji Yıllığı'nın bu kitabında, bu yıl dördüncü kez düzenlediğimiz Baykan Sezer Çalışma Günleri'nin de gündemi olarak "Sosyoloji ve Coğrafya" konusunu ele aldık. Bu gündemi, son dönemde sosyolojide moda haline gelen bir eğilimle karıştırmamak gerekir. Günümüzde değişen bilim anlayışına bağlı olarak tarih dışı bir sosyoloji-coğrafya ilişkisi gündeme getirilmektedir. Biz daha önce yaptığımız çalışmalara bağlıyız. Geçmişte sosyolojinin diğer toplum bilimleriyle, özellikle tarih ile ilişkisi üzerinde durduk. Elbette coğrafya da bu bütünsel bakış açısının dışında değildi. Baykan Sezer'in çabalarıyla "sosyoloji ve coğrafya" konusu da Türk sosyolojisinin gündemine girmişti. Bir yenilik içeren bu yaklaşım sosyoloji ile coğrafya arasındaki ilişkinin gerekliliğini vurgulamanın ötesinde, coğrafyayı sosyolojinin bir konusu olarak ele almaktaydı. Biz de bu çalışmada aynı bakış açısını izledik. Sosyoloji her şeyden önce toplumun kendi sorunları ve kimliği üzerinde bir bilinçlenmedir. Bu bilinçlenme toplumun kendi tarihi ve coğrafyası üzerinde gerçekleşmektedir. Sosyolojimiz uzun zamandır Türk toplum ve tarihini dünya tarihini belirleyen Doğu-Batı çatışması temelinde değerlendirmektedir. Doğu ve Batı denildiğinde bunlar karşıt iki yön adı olmanın ötesinde belli uygarlıklarla ilişkili olarak farklı anlamlar kazanmaktadır. Gündelik dilde kullandığımız kıta adları bile, fiziki ortam ve koşullar itibariyle az çok eşdeğer özellikler taşıyan kara parçalarını ifade etmenin ötesinde tarihi-kültürel-siyasi anlamlarla yüklüdür. "Batılılaşmak" veya "Avrupalılaşmak"tan söz edildiğinde bile bu terimler yalın coğrafi anlamlarının ötesine geçen bambaşka anlamlar kazanmaktadır. En azından bu terimlerle bizim farklı olduğumuz yargısı dile getirilmekte ve karşımıza bir "Batı Sorunu" konulmaktadır. "Batılılaşma" yolunda gösterdiğimiz onca çabaya rağmen iki yüz yıldır başarılı olamadığımız da göz önünde tutulduğunda, sıklıkla kullandığımız bu terimlerin salt coğrafi bir anlam barındırmadığı kuşkusuz.
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...