| Yazar | : | Esther Benbassa |
| İsbn | : | 9753254776 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 1998 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 213 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | AD Kitapçılık |
Esther Benbassa'nın Alyans (Dünya Yahudi Birliği, Paris) arşivlerinden bulup çıkardığı, yetkin ve doyurucu yorumlarıyla bize sunduğu eşsiz bir belge bu. Burada söz konusu olan, 1908'de Osmanlı İmparatorluğu'na son hahambaşı olarak atanan Hayim Nahum'un 1892'den 1922'ye kadar, önce Trevise, sonra La Bruyère Sokağı'nda bulunan Alyans yöneticileriyle, özellikle 1898'de bu kurumun merkez kurulu başkanı olan Nareisse Leven'le, dahası Genel Sekreter Jacques Bigart'la sürdürdüğü mektuplaşmalar.
Esther Benbassa daha önce kaleme aldığı doktora tezinde, Hayim Nahum gibi sıradışı bir kişiliği konu almıştı. Onun, artık kimsenin anımsamadığı, yaşadığı yer ve zamanın belirsizliklerinin, eğilimlerinin, tutkularının, sıkıntılarının canlı simgesi olmuş bir kişiliğe gösterdiği ilgiye biz de ortak olabiliriz.
Yer, bizdeki tarih el kitaplarının o bitmez tükenmez Doğu sorununa ayrılmış bölümlerinde adı "hasta adam" -ama o yalnızca "hasta adam" değildi- olarak geçen bir imparatorluğun merkezi; İstanbul. Osmanlı İmparatorluğu, 1914 öncesinde, Avrupa'da siyasal bir denge kurmaya çalışan altı imparatorluk arasında, geniş bir toprak bütünlüğü üstünde kurulmuş ve bir ölçüde hırgürsüz bir örgütlenmeye sahip altı, yedi yüz yıllık bir Avrasya modeli sergiliyordu. İmparatorluk, hanedanlığın oldukça özgün yönetimi altında, -oldukça özgün, çünkü onun adı ne sahip olduğu özel bir mekanı, ne Müslüman karakteristiğini, ne de Türklüğünü çağrıştırıyor- ve kendini yineleyen, yarı otokratik, yarı hoşgörülü bir düzen içinde ırksal, dinsel nitelikleri açıkça belirgin olan çeşidi toplulukları bir araya getiriyordu.
Zaman, Fransızların, halkların hak ilkesine dayalı ulus-devlet modelinin Avrupa'daki büyük imparatorlukların başını ağrıttığı XX. yy'ın başları. Osmanlı İmparatorluğu birtakım çıkarlar uğruna -bunlar arasında Hıristiyan topluluklarının çıkarları da yabana atılacak gibi değildi pek- kendisini parçalayıp bölmek isteyen uzak ve yakın komşu imparatorlukların doymak bilmeyen aşırı toprak istekleriyle güçsüzleşmişti...
Annie Kriegel