| Yazar | : | Ahmet Şükrü Esmer |
| Yayın Tarihi | : | 1936 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 440 |
| Ölçü | : | 17 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Arkadaş Basımevi |
En umumi manasıyla olup biten şeyler demektir. Değişen ve olup biten şeylerin anlatılması tarihtir. Tarihi bu manada alacak olursak her şeyin tarihi vardır. Çünkü değişmeyen bir şey yoktur. Değişen her şeyin anlatılması tarih olunca her şeyin de tarihi vardır. Taşın, matbuatın, devletlerin oluşunun, insanların, modanın ilh. her şeyin bir tarihi vardır. Bu olan biten şeyleri sırf bir merak saikasıyla mı öğreniyoruz? Hayır... Bugünkü hali bilmek için dünkü hali bilmek lazımdır. Bunun için tarih öğreniyoruz. Asıl bu bakımdandır ki tarih çok kıymetli bir ilim şeklini alıyor. Bizim tetkik edeceğimiz tarih, siyasi tarihtir.
Siyasi tarih iki kısımdır: Biri Histoire politique ki bu tarih devletlerin tekâmülünden, iç siyasalarından bahseder. İkincisi de Histoire diplomatique'dir ki bu da devletlerin birbirleriyle olan münasebetlerinden yani dış siyasalarından bahseder. Bizi asıl alakadar etmesi lazım gelen ikinci kısımdır. Fakat devletlerin iç siyasalarını da tetkik etmeden ikinciyi iyi izah etmek mümkün değildir. Dış siyasa ekseriya iç siyasanın dışarı doğru uzanmasıdır. Bunun için bu ikisini de muvazi olarak tetkik etmeğe çalışacağız.
Tarihimizi bir de zaman itibariyle ayıralım: Tarih, devletlerin birbiriyle olan münasebetlerinin tarihi olduğuna göre, başlangıcı ne olacak? Bunun başlangıcı çok eskidir. Fakat zamanla mukayyet olduğumuz için bir başlangıç bulmak lazımdır. Bunun için 18 inci asrın sonunda Fransız ihtilalinden başlamak kâfidir. Fransız ihtilali siyasi tarihte mühim bir merhaledir. Buradan başlayarak bugüne kadar gelirsek iyi bir iş yapmış oluruz. Bu son 1,5 asır, tarihin en çok hadiselerine sahne olmuştur.
Avrupa'nın hudutlarını aşarak nüfuzunu başka kıtalara yayması bu asır içinde olmuştur. Sonra sanayide, nakliyat ve muhabere vasıtalarında inkılap ve maarifin taammümü hep bu asra tesadüf eder. İşte bütün bunların siyasi neticeleri vardır. Hülasa olarak denebilir ki, yeni medeniyet bu 1,S asırlık zaman içinde doğmuştur. Bu itibarla tarihin başlangıcı olarak ihtilali alıyoruz.