Şirket-i Hayriye İdaresi
| Yazar | : | M. Orhan Kızıldemir |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 480 |
| Ölçü | : | 13 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Türkiye Denizciler Sendikası |
Boğaziçi denilen Avrupa ile Asya kıtalarını birbirinden ayıran zarif giriş yüzyıllardan beri güzellik ve görkemliliğini koruyabilmiş ise de o dönemdeki vasıta durumu gereği yerleşime, ulaşıma ve eğlenceye pek müsait olmaması nedeni ile 19. ncu yüzyıla kadar bugünkü beğenisini bulamamıştı.
Mitolojiye göre boğaziçi güneş ilahı Jüpiter'in Agüs'ün beldesinin I. hükümdarı İnadüs'ün doğurmamış temiz kalpli kızı Junon bu güzel kanal girişinin bir kıyısından diğer kıyısına yüzerek geçermiş.
Eski bir tarihi olaya göre İran'ın Kinayiyan soyundan olan Hükümdarlanndan Dara'nın bütün ordusu ile Boğaz'ın bir yakasından diğer bir yakasına geçişine tanık olunmuştur.
Ünlü Ingiliz edebiyatçılarından Lort Bayron’da sakat bacağı ile Boğaz'ın bir yakasından diğer bir yakasına yüzerek geçmişti.
Eski tarihi söylentilere göre Bizanslılar ve Magaralılar’dan evvel Boğaziçi Trakyalılarca bilinmekle beraber Finikelilerinde Calsedovan (Kadıköy) yöresinde bulunan Moda’da ticari bir pazar kurdukları kaydedilmektedir.
İran imparatoru Dara ordusu ile Anadolu hisarından karşı kıyıya sallardan oluşan kurduğu bir köprüden geçerek Bizansı da istila ederek kenti harab etmiştir.
Romalılar da Boğaziçi'ni M.Ö. 74.ncü yılda gördükleri gibi M.S da 7. yüzyılda Boğaz'a gelmişlerdir. Ünlü yazar C. Esat Arseven'in "Bizans'tan İstanbul'a Kadar" isimli eserinde Beykoz Argonotlar döneminde bile varmış...