| Yazar | : | Yıldız Demiriz |
| İsbn | : | 9789750163142 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 134 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Yorum Sanat Yayınları |
Babam pek konuşkan bir kimse değildi. Ama zaman zaman ilginç şeyler anlatırdı. Çocukluğu ve Erzincan'daki yaşamı hakkındaki bilgilerim kopuk kopuk. Sekiz kardeşin en küçüğü imiş. Halalarımdan hiçbirini şahsen tanımadım. Biri zaten pek genç yaşta ölmüş. Galiba babamdan küçükmüş. Bir halamı da 1938'deki büyük depremde kaybetmiştik. Büyük amcam ben doğmazdan çok önce ölmüş. Erzincan'da iki amcam vardı, zaman zaman İstanbul'a gelirlerdi, dolayısıyla onları tanımıştım. Birçok da amcazade, halazade ve onların çocukları vardı. Bazıları okumak için İstanbul'a gelirler, bizimle kardeş gibi kaynaşırlardı. Bir kısmının ise sadece isimlerini biliyorum.
Büyük babam ticaretle uğraşırmış. Aile kışın merkezdeki evde oturur, yazları Bergisor (şimdi adı kimbilir ne?) köyüne giderlermiş. Babam köyü pek anlatmazdı. En çok da buradaki su birikintisi boyutundaki küçük gölden söz eder, şaka yollu "Bergisor'un Denizi" diye adlandırmayı severdi. Bir de derelerden alabalık tuttuklarını anlatırdı. Babası yazın şehirde kaldığında babam da onunla birlikte olmayı severmiş. Babasının hazırladığı yumurtalı ve kıymalı tiriti çok severdi ve zaman zaman yaptırırdı. Bizi de "Bezirgân aşı" olarak adlandırdığı bu yemeğe alıştırmıştı.
Çocukluğu ve gençliği hakkındaki tek somut bilgi, kendi yazdırdığı kısa bir nottan ibaret.
Babam sekiz kardeşin en küçüğü imiş. Daha doğrusu en küçükleri olan kızkardeşi genç yaşta ölmüş, en küçük olarak babam kalmış. En büyük amcam Ali Rıza ise müftü olduğu için aile içinde en sözü geçen kimse imiş. Babamdan sonra tahsili en yüksek olan o olduğu için kardeşinin tahsili ile ilgilenmiş. Babamın hafız olmasını, medresede okumasını istemiş. Küçük yaşta din ağırlıklı eğitim görmeye başlayan babam güzel Kur'an okurdu ve yarı hafızdı. Bunu bazı devlet adamlarımızın yaptığı gibi bir övünç konusu olarak söylemiyorum. Amacım gerçek durumu yansıtmak. Babamın anlattığına göre, ilk gittiği okulda rakamları bile öğretmezlermiş, sayfa ve ayet numaralarına bakarak sayıları kendi kendine öğrenmiş. Tabii bu duruma göre de matematikten hiç haberi olmamış.