| Yazar | : | Reha Aytaman |
| İsbn | : | 9753250398 |
| Yayın Tarihi | : | 1996 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 303 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
Yaz sabahı güneşi Anadolu yakası tepelerinden ağır ağır yükselirken Boğazın üzerine serilmiş bir tül gibi duran sis yavaş yavaş kayboluyor ve kesik güneş pırıltıları arasında sakin uyumakta olan Bebek koyu bütün güzelliği ile ortaya çıkıyordu. Bebek irili ufaklı ahşap evleriyle Boğaziçi'nin ortasında sevimli bir yerleşim birimi... Tramvayın son durağı olan Bebek meydanından biraz ileride soldaki karakoldan içeri uzanan Dereboyu Sokak'ta bahçesine kurumuş dere üzerinden küçük bir demir köprü ile geçilen beyaz evin önündeki muhteşem manolya ağacı nefis parfümünü etrafa saçıyordu. Bahçede küçük Mehmet bir sopayı bacakları arasına almış, atçılık oynamakta idi. Mehmet atı ile evin etrafını dolaştı, arka bahçeye geldiğinde oradaki caneriği ağacına gözleri takıldı. Her yıl hasretle beklediği zaman gelmişti, yeşil tombul erikler koparılmak için kendisini bekliyordu. Ata binmeye devam mı? Yoksa ağaca çıkıp caneriklerini toplamak mı? Düşünceleri arasında bocalarken, evin içerisinden kız kardeşi Şira'nın sesini duydu: "Mehmet gel kino seyredelim." Kino ufak bir oyuncak sinema aleti idi ve daha dün babaları şehirden getirmişti. Mehmet düşünmekten vazgeçti, sopa atını yere fırlattı ve evin içine daldı. İkinci kattaki orta salonda açık pencere önüne geçerek kısa filmleri kinoya sürüp kurgu makinenin hareketlendirdiği Miki filmlerini sıra ile seyretmeye başladılar.