Sinemanın Osmanlıca Serüveni

Yazar : Ali Özyuvar
İsbn : 9755841210
Yayın Tarihi : 1999
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 152
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Öteki Yayınevi

Süreli ya da süresiz herhangi bir yayın kendi alanında tarihsel bir belge niteliği taşımaktadır; sinema yayıncılığında olduğu gibi. Günümüz sinema yayıncılığının mizanpajı, kurgusu, işlevi, içeriği ya da en genel anlamda karakteri; birdenbire oluşmamıştır. Her şeyin nasıl ki ilkel ya da tarihöncesi dönemi varsa; sinema yayıncılığının da bir başlangıcı, bir ilkellik dönemi vardır. İlkellikten günümüze geçiş ise aşama aşama gerçekleşmiştir. İlk film tanıtımları, ilk film eleştirileri, sinema üzerine ilk düşünceler. Saydığım bu "ilk"ler günümüz sinema yayıncılığının temellerini oluşturarak, "Türk Sinema Tarihi"nin yazımına kaynak olmuştur. Türkiye'de sinemanın basın ile tanışması 1914 Temmuz'una rastlar (elimizdeki en eski tarihli "Sinema Gazetesi" bu tarihi gösteriyor). Bu tarihle beraber devrin çeşitli sanat ve aktüalite yayınlarında bir sığıntı gibi yer alan sinema, bağımsız bir yayın olarak Türk basınındaki yerini almış olur. 1914'te yayın hayatına Osmanlıca ile başlayan sinema, bu dildeki serüvenini 1928'de Latin harflerinin kabulüne kadar sürdürür. İlk paragrafta belirttiğim gibi, "her yayın kendi alanında tarihsel bir belge niteliği taşır". Bundan dolayı günümüzde süreli yayınlar taranmadan inceleme ya da araştırma alanında ciddi kitaplar yazılamaz. 1914'ten 1928'de Latin harflerinin kabul edilmesine kadarki geçen süre içerisinde, sinema ile ilgili süreli yayınların (gazete, dergi, özel ek ... ) Osmanlıcadan Türkçe'ye çevrilmemiş olması ya da bu yayınların kimilerince "Arap harfleriyle çıkan sinema mecmuaları, üstlerinde durulacak mahiyette değildir" (Selim Nüzhet Gerçek, "Perde-Sahne Derg. Sayı: 5"); ilk dönem Türk sinema tarihinin; bilinmeden, ezbere, belgelere dayandırılmadan, yanlış ve eksik yazılmasına neden olmuştur. Kimse de bu yayınların içindekileri merak etmemiştir. Sinema tarihçilerimizin "alıntı cambazlığı" gibi kötü alışkanlıkları vardır. Kimse alıntı yaptığı kaynaktaki bilginin doğruluğunu kontrol etmez. Alır ve kullanır. Muhsin Ertuğrul'un kaleminden çıktığı sanılan bir yazının gerçekte Halide Edip'e ait olması gibi...
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...