Şimâl Hatıraları
Bugün enzâr-ı kaariîne arz ve takdîm ettiğimiz “Şimal Hâtıraları” 1912 senesi zarfında Rusya ve İskandinavya’ya vukû bulmuş bir seyâhat esnasında alelacele tutulan notlardan ibârettir. Bu notlar bilâhare, tashih ve ta’dîl görmemişdir. Binâenaleyh eserimiz Rusya ve şimâl memleketleri hakkında malûmât almak içün bir mürâcaatgâh olmakdan uzakdır. Vâkıâ maksadımız bize bu kadar yakın ve bizim içün her vecihle ehemmiyyeti derkâr olan Rusya’ya ve şehrâr-ı terakki ve tekâmülde bu kadar ilerileyen İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya’ ya dâir bir “Löson dö Şoz”(*) kitâbı tertîb etmekdi. Fakat fıkdân-ı vesâit buna maatteessüf mâni oldu. Bununla berâber bu notlarımızın ehemmiyyeti yok değildir. Pek mevsûk, resmî, ciddî, menâbi’den alman malûmâta müsteniddir. Ne yapalım? Daha mükemmel bir eser vücûda getirerek ehl-i vatanın tevfîr-i müktesebâtı-na muvaffak olamadık. Arzumuz bugün ağdığımız şu çığırın daha muktedir, daha müteşebbis, daha sebatkâr rüfekaa tarafından ta’kîbidir.
Şimâlde devletimiz içün, milletimiz içün, hükümetimiz içün alınacak pek çok ibretler, dersler var. Min külli’l-vücûh bize benzeyen Ruslar nasıl terakki etmiş? Ruslar bu kadar anâsır-ı mütezâddeyi nasıl idâre ediyorlar?
Asyâî bir cemiyyet nasıl olmuş da Avrupâî bir millet hâline gelmiş? Kezâlik İskandinavya memâliki ne gibi usûllerin tatbiki sâyesinde, birçok husûsâtda Garbi ve Vasati Avrupa’nın fevkinde, bir mevki-i fazîletde bulunuyor? işte bu mesâil-i mu’dılenin anlaşılması içün risâlemiz ancak bir şihâb kadar bir hizmet-i tenvîriyyede bulunabilir ise sa’yimizin mükâfâtım görmüş oluruz...
Şimâlde devletimiz içün, milletimiz içün, hükümetimiz içün alınacak pek çok ibretler, dersler var. Min külli’l-vücûh bize benzeyen Ruslar nasıl terakki etmiş? Ruslar bu kadar anâsır-ı mütezâddeyi nasıl idâre ediyorlar?
Asyâî bir cemiyyet nasıl olmuş da Avrupâî bir millet hâline gelmiş? Kezâlik İskandinavya memâliki ne gibi usûllerin tatbiki sâyesinde, birçok husûsâtda Garbi ve Vasati Avrupa’nın fevkinde, bir mevki-i fazîletde bulunuyor? işte bu mesâil-i mu’dılenin anlaşılması içün risâlemiz ancak bir şihâb kadar bir hizmet-i tenvîriyyede bulunabilir ise sa’yimizin mükâfâtım görmüş oluruz...