Sermaye Piyasası Hukuku.
| Yazar | : | Vural Günal |
| Yayın Tarihi | : | 1987 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 151 |
| Ölçü | : | 15,5 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Sermaye Piyasası Kurulu |
Sanayi sektörünün milli gelir içindeki payının, bugünkü büyüklüklere erişmediği, dünya ticaretindeki gelişmelerin bütün dünyayı tek pazar hâline getirmediği, uluslararası haberleşme ve ulaştırma araçlarının günümüzün teknik düzeyine sahip olmadığı, ekonomilerin milli gelir, şirketlerin sermayeleri bakımından küçük ve ekonomik faaliyetlerin geniş ölçüde içe dönük olduğu zamanlarda, klâsik anlamda ticaret hukuku, düzenleme fonksiyonu ifa etme yönünden yeterli idi. Çağımız toplumları en azından gelişmiş ekonomiler yönünden sanayi toplu-mudurlar. İlerlemiş ekonomiler için sanayi sonrası toplumundan bile bahsedilmektedir. Türkiye'nin kalkınması ve sosyal yönden gelişmesi, toplum düzeyinin sanayileşmesine ve sanayi sonrası toplum düzeyine erişmesine bağlıdır. Bu amaçlara ulaşılması yönünden, klâsik ticaret hukuku muhafazakâr ve hatta yetersiz kalmaktadır. Şirketleşmenin hızlandırılması, şirketlerin mâli yapılarının güçlendirilmesi, sanayi sektörünün finansman ihtiyacının sağlıklı finansman kaynaklarından sağlanması, ekonomideki tasarrufların yatırımlara dönüştürülmesi, tasarrufçu ve yatırımcı kurumların geliştirilmesi, ekonomideki fonların güven içinde akışlarının arzulanan alanlara doğru kaydırılması, mâli alanda Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu sorunların en önemlileridir. Bütün bu sorunların çözümü, mâli alanda adına sermaye piyasası dediğimiz piyasa içinde bulunacaktır.
Sermaye piyasası özünde sür’ate, güvene, açıklığa dayanan bir piyasadır. Bu piyasada faaliyetler, sermaye piyasası araçları ile olur. Bu araçların alım satımı, güven içinde yönetimi, sermaye piyasası kurumlarının gelişmesinö yol açar. Bu kurumlar aynı zamanda, araçların alım satıma konu teşkil ettiği menkul kıymetler piyasasında da faaliyette bulunabilirler. Yukarıda açıkladığımız sebeplerden ötürü sermaye piyasası hukuku, klâsik ticaret hukukunun hududunda yer almış bazı konuların, bu hukuk dalında gelişen yeni bir kolu olarak ele alınabilir...