| Yazar | : | Selim Efe Erdem |
| İsbn | : | 9786050817614 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2014 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 480 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Timaş Yayınları |
| Bahsi Geçen | : | Semavi Eyice |
Semavi Eyice mezuniyet tezimi inceleyip geri verdiğinde tek kırmızı yazı, Glück’ün Daj Hebdorrum adlı kitabıyla ilgili notun yanındaydı. “Bu kitabı nerede gördünüz?” diye soruyordu. Tabii ki görmemiştim ve gördüğümü zannedeceğine inanacak kadar saftım. Ama o, bu kitabın Türkiye’deki hiçbir kütüphanede bulunmadığını biliyordu. Böylece göremediğim bir yayını dipnotunda nasıl zikredeceğimi uygulamalı şekilde öğrendim... Bu sözlerin sahibi ve Eyice’nin mezuniyet tezini değerlendirdiği öğrenci Prof. Dr. Yıldız Demiriz, bugün Türkiye’nin önde gelen sanat tarihi uzmanlarından biri ve 85 yaşında... Bir akademisyen düşünün ki sadece Türkiye’deki değil, dünyanın önde gelen kütüphanelerindeki İstanbul üzerine tüm eserleri biliyor, İngilizce, Fransızca, Almanca hatta Yunanca olması fark etmez İstanbul üzerine yeni çıkan eserlerin tamamım da takip ediyor. Ve bunu 12 yaşından, 1934 yılından bu yana aralıksız yapıyor. Semavi Eyice bugün 93 yaşında ve birkaç yıl önce geçirdiği talihsiz ameliyatla görme yeteneğini yitirmiş olmasına rağmen, hâlâ İstanbul üzerine yeni çıkan yayınları takip ediyor ve yardımcıları aracılığıyla ilgisini çeken bölümleri okuyor. Bu yüzden dünya ona, “İstanbul’un yaşayan efsanesi” gözüyle bakıyor en üst düzey devlet nişanları veriyor, Amerika’dan Japonya’ya kadar, Bizans ve İstanbul üzerine yeni çıkan kitap ya da yazılmış makaleler ona da gönderiliyor...