| Yazar | : | Shirine Hamadeh |
| İsbn | : | 9789750507649 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 397 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İletişim Yayınları |
18. yüzyılda Osmanlı başkenti duyusal zevklerin ebedi bir kaynağıydı. Boğaz'a yansıyan altın kaplı sarayların ışıltısı, çeşmelerin yüzeylerine oyulmuş güllerin ve lalelerin kokusu, sur içindeki ve dışındaki meydanlarda ve bahçelerdeki toplumsal hayatın renkli görünümü herkesin hayal gücünü cezbetmekteydi. İstanbul, 16. ve 17. yüzyılın Avrupalı sanatçılarının panoramik manzaralarında takdim edilen, servi ağaçlarından oluşan bir perdenin arkasında ve azametli kubbeler ve minarelerin hâkim olduğu bir tepede yalnız duran Topkapı Sarayı'nda çok farklıydı (şekil 1). Gelip geçenlere zenginliklerini sergileyen havalı sahil sarayları (şekil 2); yaş, cinsiyet, mevki ve statünün birbirine karıştığı mesireler; büyük ve mübalağalı çeşmeler etrafındaki canlı meydanlar gelişmekte olan Osmanlı başkentinin yeni görünümünü teşkil etmekteydi (şekil 3). L8. Yüzyıl İstanbul'unun resimsel ve edebi tasvirleri saray hayatının zenginliğini ve kentli toplumdaki canlılığı anımsatmakla beraber üst ve alt tabakaların, seçkin sınıfın istekleri ile sıradan insanların emellerinin sürekli kesiştiği ve iç içe geçtiği bir kenti ortaya koymaktaydı.
Bu kitap, Osmanlı saray maiyetinin başkentten senelerce uzak kaldıktan sonra başkente kesin dönüş yaptığı 1703 yazından sonra başlayan, İstanbul'un kent ve mimarlık tarihindeki önemli bir dönem hakkındadır. Kitap, Avrupa'da erken modern dönem olarak bilinen dönemi çağrıştıracak biçimde, mimari ve kentsel yapıyla değişen bir toplumsal düzenin nasıl ilişkilendiğini ele almaktadır. Kitap, aralıksız yapım faaliyetlerinin ve büyük kentsel ve mimari değişikliğin yaşandığı yaklaşık bir yüzyıllık dönemdeki gelişmelere dair kapsamlı bir çalışma olma iddiasında değildir. Aynı zamanda, bugün çok büyük bir oranda ortadan kaybolmuş mimari bir dünyanın yeniden inşasına da kalkışmamaktadır. Yeni bir mimari duyarlılığın, İstanbul'un fiziksel dokusunda yeni yeni ortaya çıkan toplumsal ve kültürel pratiklerin kendilerine yer edinmeye nasıl yardım ettiği ile ilgileniyorum…