| Yazar | : | |
| Yayın Tarihi | : | 1981 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 358 |
| Ölçü | : | 16 x 24 cm |
| Yayınevi | : | AÜ. Siyasal Bilgiler Fakültesi |
| Bahsi Geçen | : | Seha L. Meray |
Sevgili hocamız, değerli ağabeyimiz ve eşsiz insan Seha L. Meray' a sunulan bu Armağan'ın onun kişiliğine uygun bir zenginlik, çeşitlilik ve bilimsellik taşıdığı kuşkusuzdur. Meray Armağanına 48 yazı ile katkıda bulunanlar arasında yalnızca yarısı Fakültemizde görevlidir. Geri kalanlar Fakültemiz dışındaki kişilerdir. Bunlar arasında bugün yasama organı üyesi olan bir öğretim üyesi ile üç kamu görevlisi de bulunmaktadır.
Armağanda uluslararası ilişkilere değgin konular yanında hukuk, ekonomi, çevre: bilim, yerel yönetimler, sosyal politika ve siyasal bilimler ile ilgili çok çeşitli sorunlar ele alınmaktadır.
Armağan' da yer alan konuların çeşitliliği yapıtın zenginliğini arttırıyor. Hem de Meray'ın yalınkat ve tekdüze olmayan düşün, bilim ve sanat adamı kişiliğine pek uygun düşüyor. Gerçekten, Seha Ağabey yalnızca uğraştığı bilim alanına katkıda bulunmakla yetinmedi. Bu alanın kapsamına giren olayların tüm içindeki yerini, toplumsal gerçeklik içinde görmeğe, tanımağa, anlatmağa çalıştı. Fakültemizdeki toplumbilim dersini de bir ara okutan Seha ağabeyin bu konudaki ilginç yaklaşımı Armağan' da ayrı bir inceleme konusu yapılmaktadır. Cumhuriyet Gazetesindeki yazıları da bir aydın olarak Seha Meray'ın çeşitli toplumsal konulara sıkıcı olmadan ne denli derinliğine girebildiğini gösteren, zevkle okunan yazılardır. Yazılarında bilimsel unvanını kullanmadan yalnızca Seha L. Meray imzasını atması bir alçakgönüllülük göstergesi değildi.
Seha ağabey, okurlarına kendini üst perdeden konuşan bir bilim adamı olarak değil, renkli, akıcı, arı diliyle yeni, güzel ve doğru olanları hem de bilimsellik kisvesine bürünmeksizin anlatabilen güçlü bir yazar olmayı başarmıştı. Hasta yatağında bile bu yazıları ara vermeden sürdürebilmiştir. Yazılarını yakınlara, dostlara, meslektaşlarına okur, onların görüşünü aldıktan sonra son biçimini verirdi. Hatta yazı başlıklarını bile danışırdı...