| Yazar | : | Cahit Sıtkı Tarancı |
| Yayın Tarihi | : | 1971 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 142 |
| Ölçü | : | 13,5 x 20 cm |
| Yayınevi | : | Milli Eğitim Bakanlığı 1000 Temel Eser |
Cumhuriyet devri Türk şiirinde başlı başına bir yeri olan Cahit Sıtkı Tarancı, 2 Ekim 19l0'da Diyarbakır'ın Camiikebir mahallesinde, bugün Trahom Hastahanesi olarak kullanılan evde dünyaya gelmiştir. Birçok mütefekkir ve şair yetiştirmiş bulunan Diyarbakır'ın, tarım ve ticaretle uğraşan köklü bir ailesine mensuptur. Büyük dedesi, "Pirinçcizade Hacı Ali efendi"; dedesi, "Hacı Hüseyin efendi" ve babası "Bekir Sıtkı Tarancı" (Doğ: 1888) dır. Annesi "Arife Hanım" ise, büyük dedesi "Hacı Ali efendi"nin oğlu olan, bir süre Diyarbakır Belediye Reisliğinde bulunan ve 1. Meşrutiyet'in ilanından sonra da milletvekili seçilen "Arif efendi"nin kızıdır. Dayısı "Feyzi Bey" (1878 - 1933) de, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Diyarbakır Milletvekilliği yapmış; "Fethi Okyar" Kabinesinde Bayındırlık Bakanı olmuştur.
Asıl adı "Hüseyin Cahit" olan şair, çocukluğunun ilk yıllarını doğduğu şehirde geçirdi. Nümune-i Terakki-i Hamidi Mekteb-i İptidaisi'nde başladığı ilk öğrenimini, bir yıl sonra naklettiği Mekteb·i Sultani'nin İptidai Kısmı'nda tamamladı. Orta öğrenim için, 1924'de İstanbul'a gönderildi ve Kadıköy'de bulunan Saint-Joseph Lisesi'ne yazıldı. Burada dört yıl okuduktan sonra, imtihan vererek Galatasaray Lisesi Orta Kısmı'nın son sınıfına nakletti (1928). Edebiyata, özellikle şiire tutkunluğunun daha önce filizlendiği ve bu yıllarda dalbudak saldığı, 15 Aralık 1929 tarihli bir mektubundan anlaşılmaktadır: "... Asıl muvaffakiyet göçüp gittikten sonra ardında bir eser bırakmaktadır... Benim de çizilmiş bir mefkûrem vardır. Ben her şeyden evvel yaşamış olduğuma delil olmak için bir eser meydana getireceğim... Ne diyorum, bir şey yapmak, ölmez, yıkılmaz bir abide yaratmak. İşte şair mefkûresi… Vaktinden evvel acı bir surette pişmiş bir meyveyim, varlığımda toplanan lezzeti şiirin ilahi kalbinde göstereceğim"
Şair'deki bu istek, lise birinci sınıfta tanıştığı ve ölümüne kadar süren bir dostluk kurduğu, sınıf arkadaşı (ikinci sınıftan itibaren de sıra arkadaşı) şair "Ziya Osman Saba"nın (1910· 1957) varlığı ile hız kazanmıştır.