| Yazar | : | Midhat Cemal Kuntay |
| Yayın Tarihi | : | 1946 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 191 |
| Ölçü | : | 14,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Ahmet Halit Kitabevi |
| Bahsi Geçen | : | Ali Suavi |
Mektep ve müessese olarak, İstanbul'da Davutpaşa iskelesi rüşdiye mektebinden çıkan Suavi, Serasker kapısında "Dersaadet Yoklama Kalemi"ne kâtip oldu. Ve üç yıl oraya gidip geldi. Ondan sonra Bursa rüşdiyesinde muallimi evvel oluyor ve "bir aralık Sofya Mahkemesi Ticaret reisliği ettim" diyor. Edirne vilayeti teşkil edildiği sırada ahbabı Filibe kaymakamı Ata Beyin (sonra Filibe mutasarrıfı olan bu Ata Beyle Suavi bozuşacak ve unun tarafından Filibe rüşdiye hocalığından attırılacak) ve kadısı Çelalettin Efendi'nin ısrarları üzerine, Suavi, Filibe'de tahrirat müdürlüğü edecek.
Din ilimleri arasında en sevdiği hadis ilmidir. On yedi, on sekiz yaşlarında Hicaz'a giden Suavi Mısır'da Suyuti'nin, üçte biri eksik olan Elhami - üs - Sagir isminde eserini beş kuruşa alacak ve Hicaz yollarında bu kitabı ezberleyecek. Mekke'de bu eserin noksan olan üçte birini yazıp onu da hıfzına aldıktan sonra her hadisin yanına, sahih ve yahut zayıf olanlarını işaret edecek. Hafızasının kuvvetiyle tanılan Suavi aynen şöyle der:
"İzmir'e çıktığımda yedi bin kadar ehadisin mertebeleri hıfzımda idi."
Ondan sonra Firdevs-i Dilmeni'yi ezberleyecek. Bursa'ya rüşdiye hocalığıyla gittiği zaman "Haraccı Oğlu Kütüphanesi"nde "Sahih-i Buhar!"yi inceden inceye okuyacak, tetkik edecek ve tekerrür eden hadisleri hulasa edecek...