| Yazar | : | Nurullah Berk |
| Yayın Tarihi | : | 1970 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 26 |
| Ölçü | : | 24 x 33,5 cm |
| Yayınevi | : | Milli Eğitim Basımevi |
SANDRO Botticelli, İtalyan Rönesans'ının "Primitif" ve "Klasik" diye adlandırılan iki devresi arasında geliştiği için iki anlayışın, iki tekniğin izlerini kişiliğinde topladı: Primitif çağın desenci, çizgici, bir bakıma "arkaik" karakteriyle Leonardo da Vinci ile açılacak olan gölgeci, üç boyutlu, dramatik ifadeli dünya görüşü.
Ne var ki, Sandro Botticelli, eski primitifler bir yana, örneğin bir Paolo Uccello, bir Piero della Francesca kadar da "arkaik" değildir. Bu iki ressamdaki şaşılacak ustalıklar yanında beliren "saf" lıklara Botticelli'de pek rastlanamaz. O, çizgide ve çizgi yapısında, biçim düzeninde, tablolarının ritmik denkliğinde eski İran minyatürcülerine, Çin ve Japon ressamlarına eşit, şaşırtıcı bir güce sahiptir. Ingres'in "resimde müzik, çizgi giizelliğirıdedir" sözünü her deseninde, her tablosunda hatırlatır.
Boticelli'ye günümüzün eğilimi olan soyutluğu da korkmadan aşılayabiliriz. Eserleri baştan başa soyut bir düzen içindedir. Bu denli ileriye götürülmüş çizgi düzeni, geometrik yapıya bu denli önem veriliş onu günümüzün estetiğine yaklaştırır. Uzun boyunlu figürleri Modigliani'yi etkiledi, Sürrealistler kompozisyonlarının fonlarına yerleştirdiği arkitektüral dekorlardan paylarını aldılar. Botticelli günümüzün desencilerine, çizgicilerine de örnek oldu.
En geniş çapta etkisi, belki, on dokuzuncu yüzyıl İngiliz Prerafaelit akımında kendini gösterdi. Adı geçen yüzyıl ortalarında doğan bu akım, Raphael'den önceki sanatı benimsiyor, Rönesans'ın klasik ustalarını soysuzlaşmış biliyordu. Prerafaeliticler özellikle Dante'nin yazılarından ve Sandro Botticelli'nin tiplerinden ilham alıyorlardı.
Sandro'nun kişiliğinde, Paganizm ile Mistisizm'in kâh bir araya gelişi, kâh o kişiliği iki ayrı mizaç olarak ayırması da ressamın ilginç yönlerinden biri, belki de en önemlisi. Ortaçağ düzenini bozan Botticelli, aşkı ve güzelliği dile getirirken, Savonarole'nin etkisiyle koyu bir mistisizmaya, papazın karanlık dünyasına döndü, bu dönüş içinde öldü.
Biyografik bilgilerin tümünü bile kapsayamayan bu gibi çalışmalarda, yazının yetersizliğini resim bolluğu ile örtmek gerektir…