| Yazar | : | Candan Sezgin |
| İsbn | : | 9789756959459 |
| Yayın Tarihi | : | 2011 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 447 |
| Ölçü | : | 24 x 30 cm |
| Yayınevi | : | Arçelik |
Gazi Mustafa Kemal, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, 1 Mart 1923 tarihli açılışında bilgi edinmek hakkındaki görüşünü şöyle dile getirmişti: "Bilgi edinmek bir süs, bir tahakküm vasıtası ve medeni bir zevkten ziyade, maddi hayatta muvaffak olmak için zaruri bir ihtiyaçtır".
Bu sözü kitaba dair araştırma yürüttüğüm pek çok gelişmiş ülkede, araştırma yaptığım merkezler ve dev kütüphanelerde neredeyse oturma yeri bulmakta güçlük çektiğim günlerde bir kez daha düşünmüştüm. Kuşkusuz bilgi edinmenin tek yolu kütüphaneler değildi. Bir yerde otururken ya da bir durakta beklerken çevrenize baktığınızda gördüğünüz her yapı, vasıta, eşya ve ürün de bize bilgi taşıyan birer unsurdu.
Kitabıma konu olan ve 19. yüzyıldan itibaren dünyayı şekillendiren sanayileşme olgusunun günlük hayata getirdiği yenilikleri şimdi günümüze kalabilen yapılar, vasıtalar, eşya ya da ürünlerden izleyebiliyoruz.
Peki, geçmiş yüzyılların günlük yaşama dair bilgilerini taşıyan yapılar, araç-gereçler, eşya, ürün ve makineleri bizde ne durumda? Sanayi Devrimi'nin etkilerinin günlük hayatımızda görülmeye başladığı 19. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın ortalarına kadar geçen' zamanda nasıl yaşadık? Bugün çoğumuza yabancı gelen hangi araç gereci ve vasıtayı kullanmıştık? Birçoğunun ne işe yaradığını hatta adlarını dahi neden bilmiyorduk? Tarih çok uzak değil, geçen yüzyıl ve biraz ötesiydi.
Yaklaşık on yıl önce, TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı koleksiyonunda, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait, yaşları 70 ile 160 arasında değişen günlük kullanım araçları ve makinelerin, zamanında ne iş gördüğü, kimler tarafından üretilip, nasıl kullanıldığına ilişkin araştırma yapmaya başlamıştım. Dönemin ürünlerini, alet ve makinelerini tanıdıkça, bunları geçmişte ülkenin kaçta kaçı tanımış ve görmüştü sorusuna olan merakım da artıyordu. Sonuçta kıtalara hükmetmiş bir imparatorluğun sarayındaydım ve buraya zamanında dünyanın dört bir yanından her türlü icadın ilk ve özel örneklerinin gelmiş olması doğaldı.