Salacak - Harem

Yazar : Murat Saraçoğlu
İsbn : 9758627201
Yayın Tarihi : Eylül, 2001
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 72
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Donkişot Yayınları

Nail Bey tekerlekli sandalyesinde oturmuş, küçük bahçesinin giriş kapısının altından içeriye bakan kediyi seyrediyordu. Kapının önündeki küçük merdivenin her basamağına, konserve kutusundan saksılar dizilmişti. Bir kaç gün önce hemşirenin öldürdüğü akrebin kalıntıları hala bahçe duvarının üzerindeydi. Kedi, demir kapının altından gerisin geriye sokağa seğirtti. Oysa Nail Bey her zaman olduğu gibi şimdi de kedinin kucağına gelmesini bekliyordu. Bu yüzden birkaç kez felçli ağzının izin verdiği kadarıyla kediye seslenmiş ama kedi yaşlı adamın bu anlamsız seslerinden ürkmüştü. Nail Bey sağlam olan sol eliyle mendiline davranıp, ağzından akan salyaları sildi. Küçük bir bahçeydi burası ama özellikle bahar aylarında alçak gönüllü ağaçlar ve saksı bitkileri çiçeklendiğinde etrafa bir ferahlık yayılır, bahçeye giren kendisini büyük bir konağın koş koş bitmez bahçesinde sanırdı. Birkaç aydır kendisine bakan hemşire bahçeye de ayrı bir hava getirmiş, hergün bitkileri sulayıp öteberiyi temizler olmuştu. Bazı günler Nail Bey yemeğini yedikten sonra onu bahçeye çıkarır, kendisi de tahta sandalyelerden birine kurulur sigara tüttürürdü. Böyle zamanlarda Nail Bey burun kanatlarını sonuna kadar açıp kendisine yasak olan sigaranın dumanını taa ciğerlerine kadar çeker, hemşirenin bunu fark etmediğini görünce sevinirdi. Üstelik sanki kendi içiyormuş gibi de kesik kesik öksürürdü. O zaman hemşire, "Üşüdünüz mü?" diye sorar telaşla, eve girip kareli battaniyesini getirir, Nail Bey'in dizlerine örterdi. Ev tek katlı betonarme bir yapıydı ve birkaç yıl önce Nail Bey'in şimdi Amerika'da olan büyük oğlu tarafından onartılmıştı. Jeofizik mühendisi olan bu büyük oğul, son olarak iki yıl önce babasını ziyarete gelmişti. Bu yakınlarda gönderdiği bir mektupta yazdığına göre yıl sonunda belki gelebilecekti. Nail Bey felç geçirdiğini büyük Oğluna söylememişti. Oğlu, kendisini hala emekli olduktan sonra açtığı kırtasiye dükkânında vakit öldürüyor, gelene gidene çay ısmarlıyor sanıyordu.
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...