| Yazar | : | Tahir Alangu |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 1956 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 216 |
| Ölçü | : | 12 x 16 cm |
| Yayınevi | : | Yeditepe Yayınları |
Bu çeşit anma kitapları bizde de yavaş yavaş bir edebiyat geleneği haline gelmektedir. Avrupa'daki benzerlerine erişebildiğimizi iddia etmemekle beraber, bu kitapların, tek kişi tarafından yapılmış araştırmalar yanında, birçok kimselerin düşüncelerini toplaması bakımından ayrı bir değeri ve çeşnisi olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan gelecekteki araştırıcılar için bazan bir kaynak, çok defa vakit kazandırıcı bir hareket noktası işini de görebilirler.
Bu kitabın içinde okuyacağımız yazıların da iyice belirttiği gibi, Sait Faik, anlaşılmamaktan, dar bir sanatçılar çevresine mahpus kalmaktan üzgündü. Ününün en yüksek noktasına eriştiği yıllarda bile, kendinden ve sanatından şüphe etti; kör bir gurura saplanıp dolaşmadı. Yaşarken bir jübilesi yapılıp, değerli kalemlerin onun sanatı üzerinde söz etmesi kendisini ne kadar sevindirirdi, diye düşünüyoruz. Kendinden söz edilmesinden, övülmesinden sıkılırdı.
Ama yazı yazdığı kurşun kalemi öper, herkes tarafından okunulmak da isterdi, İşte bu kitapta her yaştan, her kafadan birçok kişi onun değeri üzerinde birleşiyorlar. Her halde burada derlenen, çeşitli kalemlerden çıkmış yazılar bir tek kişinin söylediklerinden daha geniş bir anlam taşıyorlar. Üstelik daha yaşarken, başkaları için hazırlanmış anma kitaplarından hoşlandığını, biyografisinin yazılmasını arzuladığını yine bu yazılardan öğrendik.
Ölümü üzerinden geçeli şu kısa zaman içinde onun için yazılanların sonu gelmiş değildir. İlk aylarda, kendisiyle birlikte geçen günlerin anılarını anlatmaktan ileri geçmeyen ilgiler, artık sanatı ve eseri üzerinde toplanmaktadır. Bu kitapta daha çok, onun insan olarak kişiliği ve sanatçı mizacı üzerinde duran, birkaç yıl sonra bulunması pek zor olacak yazıları derlemeye çalıştık. Sanatı ve mizacı üzerinde yapılan bu tasvirler sayesinde, eserleri ilerde daha iyi anlaşılacaktır.
Yerimizin darlığı yüzünden birçok yazıları alamadık, birçoklarını da kısaltarak aktardık. Kitabımıza seçerek aldığımız yazıların sahiplerine olduğu kadar, yer vermek imkânları bulamadığımız yazarlara da burada teşekkürü bir borç biliriz...