| Yazar | : | İbrahim Alaettin Gövsa |
| İsbn | : | 9758455060 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2000 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 97 |
| Ölçü | : | 14 x 20 cm |
| Yayınevi | : | Milenyum Yayınları |
Sabatay Sevi miladın on yedinci asrı ortasında, yani zamanımızdan üç yüz sene kadar evvel Türkiye'de büyük bir içtimai ve siyasi hareket meydana getirmiş ve yalnız bizim memlekette değil, bütün Avrupa'da dikkati celbetmiş bir adamdır.
Dini veya siyasi bir takım davalar güden birçok türediler gibi eğer o da hiçbir iz bırakmadan tarihe karışmış olsaydı zamanında uyandırdığı merak ve heyecandan dolayı yine bir dereceye kadar tetkike layık görülürdü.
Fakat Sabatay Sevi'nin kendinden sonra bıraktığı iz, hayatında uyandırdığı heyecan ve cereyandan daha mühimdir.
Hatırasını, pek mahdut bir zümre içinde olsa bile, hala dipdiri yaşatmaya muvaffak olan Sabatay Sevi'yi yalnız tarihi bir mevzu olarak değil, ayni zamanda içtimai bir zemin mahiyetiyle de tetkik etmek faydalıdır.
Bu adam memleketimizde yaşamış ve mühim bir iz bırakmış olduğu halde onun kim olduğunu, neler yapmak istediğini ve neler yapmağa muvaffak olduğunu, nasıl esaslara ve fikirlere istinat ettiğini, macerasının nasıl başlayıp ne şekil aldığını ve üç yüz senelik tarihte bıraktığı izlerin ne gibi istihalelere uğradığını anlatan etraflı değil, muhtasar bir tek Türkçe eserimizin bulunmaması hayrete layık kayıtsızlıklarımızdandır.
Ona dair Sabbatai Zewi başlığıyla 400 sahifelik Almanca felsefi ve resimli bir tetkik eseri yazan Josef Kastein'in eserine ilave ettiği bibliyografi tetkik edilince görülüyor ki şimdiye kadar muhtelif Avrupa dillerinde bu zat için yazılmış kitapların sayısı elliden aşağı değildir. Gazete ve mecmuaların neşrettikleri makale ve etütler de bunun haricinde bulunuyor.
Fransız, İngiliz ve Alman dillerindeki büyük ansiklopediler de ondan geniş bir şekilde bahsederler. İslam Ansiklopedisi de kendisine Musevilikle İslamlık arasında ayrı bir mezhep kurmuş olmak sıfatıyla epeyce mühim bir yer ayırır.
Dilimizde bu zat ile kurduğu müessesse hakkında ayrı bir kitap bulunmaması şöyle dursun tarihlerimizin verdikleri malumat da gayet muhtasar ve sathidir.