Rusya'dan Kasımpaşa'ya
| Yazar | : | Mine Nergiz |
| İsbn | : | 9786051279343 |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 2014 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 343 |
| Ölçü | : | 14 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Cinius Yayınları |
“Eli ya da topuğudur herhalde, baksana Aziz, ne hale geldi karnım! Ah içimde bu ani hareketler, sanki kalbimi durduracak heyecandan.”
“Ben bakamayacağım, senden çok heyecanlanıyorum. Sancın olmadığı sürece yürümemiz gerekiyor biliyorsun.”
Genç kadın sanki bebeğini okşar gibi ve onunla konuşarak karnına hafif dokunuşlarda bulununca, karnı dingin deniz gibi düzelerek normal yuvarlaklığına döndü.
“Kalk Sabiha oturduğun yeri karıştır biraz, kıyıya az kaldı.” deyip elindeki sert otlarla ayak izlerini kapatması için yeri karıştırıyordu. Ellerindeki torba tipi çantalarda yalnızca yiyecek ve içecekleri, bir iki kıymetli küçük hatıra eşyaları vardı. Aziz Efendinin baldızı Makbule’nin ustaca diktiği beline sarılan kuşağa ve Sabiha Hanımın tasarladığı gizli bölmeli yeleğe yerleştirdikleri altın ve kıymetli mücevherleri, gelecekte yaşayacakları olası maddi dertlerin dermanları olarak üzerlerinde taşıyorlardı. Kıyıda onları Aziz Efendinin en has adamı, önceden gönderdikleri bir takım eşyaları sağlam bir tekneye yerleştirmiş olarak, anavatana götürmek üzere bekliyor olacaktı.
Aziz Efendi, Batum’un eşraflarındandı. Komünistlere mal beyanında bulunmamış, çeşitli oyalamalarla, araya soktuğu hatırlı dostları ile mülklerinin bildirimini gerçekleştirmemişti. Kurulmakta olan düzenin ciddiyetini, katılığını anlayamamıştı. Aslen İran Azeri’si olan Aziz Efendi, ırkının özelliği olan uyanıklığına ve pratik zekâsına güvenmişti ancak Ruslar ondan uyanık çıkacak, onun oyalamalarına daha fazla izin vermeyeceklerdi...