| Yazar | : | Ayşegül Yaraman |
| İsbn | : | 9756947586 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 207 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Bağlam Yayınları |
Elinizdeki kitap 1992 yılındaki birinci baskısıyla, sonradan sayıları çoğalacak kadın tarihiyle ilgili kadın bakışıyla yazılmış ilk kitaplardan biri olma özelliği taşıyordu. Erkeklerle birebir yasal eşitliği amaçlayan birinci dalga kadın hareketinin Türkiye örneğini irdeleyen bu yayın, üç temel kanaati çürütmek kaygısına sahipti: 1.) Resmi tarihte kadınların kendi hakları uğruna verdikleri mücadele de dahil, entrikalar dışında yok sayılmaları, 2.) Bu nedenle kadın haklarının iyi niyetli ve/veya modernleşme tercihiyle kadınları bir vitrin gibi kullanan erkek yöneticilerin bağışına indirgenmesi, 3.) Kadınların özgürleşme süreçlerinin özgünlüğü ilk kanaat evrensel bir nitelik taşırken, ikincisi Türkiye'nin de içinde bulunduğu Müslüman ve az gelişmiş ülkelere, üçüncüsü ise Türkiye'ye atfedilmekteydi. Başka araştırma ve yayınlar da birinci kanaati geçersiz kılacak önemli malzemeler sundular; özellikle alfabe değişikliğine bağlı kopuş nedeniyle kolay ulaşılamayan kadın mücadelesiyle ilgili belgeler gün ışığına çıkarıldı. Ancak Türkiye'deki birinci dalga kadın hareketiyle ilgili kanıtlar, bunları ortaya çıkaran bir bölüm araştırmacının yorumuyla ikinci ve üçüncü kanaati kimi zaman yeniden üretmek üzere kullanıldı.
Oysa bilindiği gibi söz konusu birinci dalga kadın hareketinin dünyadaki ve Türkiye'deki temel amacı eşitliktir; buradaki cinsiyetler arası eşitlik, kadının öncelikle yasalar karşısında olmak üzere, zımnen ya da açıkça "erkek gibi" veya "erkeğe eşdeğer" olmasıdır. Böylece yine zımnen erkek olan yurtta§ kimliği doğmaktadır. Siyasal açıdan ulus-devlet yapılanmasının sosyolojik açıdan kaçınılmaz yansıması olan modernleşmenin Türkiye'de de kadınlık durumuyla ilgili bir dönüşümü getirmesi, diğer bir deyişle yöneticilerin tercihlerinin kadınlarınkiyle örtüşmesi özgün bir erkek feminizminden kaynaklanamaz; üst yapısal değişiklikleri, üstelik erkek değerlerini yücelterek ve yeniden üreterek hedefleyen birinci dalga kadın hareketi yalnızca Türkiye'de değil, dönemin sosyo-politik dönüşümü ve taleplerin niteliği nedeniyle tüm dünyada erkek yandaşlar bulmuştur...