| Yazar | : | |
| Yayın Tarihi | : | 1971 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 512 |
| Ölçü | : | 17 x 24,5 cm |
| Yayınevi | : | İ.Ü. İktisat Fakültesi |
| Bahsi Geçen | : | Refii Şükrü Suvla |
Bundan otuz beş yıl kadar önce İstanbul Üniversitesi belki bir asırlık mazısı içinde beşinci defa ıslahata tabi tutulduğu ve bu reformdan dört yıl kadar sonra 1937 de İktisat Fakültesi kurulduğu zaman bazı genç asistanlarla tanışmıştım. Bugün Fakültemizin ve bir Enstitümüzün, ölüm yıldönümünde neşrettiği bu Armağan'la hatırasını andığı merhum arkadaşımız Prof. Refii Şükrü Suvla işte o zamanlar tanıdığım gençlerden biri idi. Şu halde otuz yıla yakın bir arkadaşlık hayatını bir Armağan ile yadedenlerin başında bulunmaları gereken üç meslektaş - Prof. Ömer Celal Sarç, Prof. Ömer Lütfü Barkan'dan biri de bu yazının sahibidir. Armağan komitesinin Armağan'a yardım teklifine bilhassa teşekkür ederim.
Prof. R. Ş. Suvla, 1943 sonunda Profesörlüğe yükselme gününün gecesinde bizleri çok sevdiği annesiyle beraber yalnız yaşadığı evinde bir çay ziyafetine çağırmıştı. Sohbetlerimiz esnasında annesinin oğlunu "Murada ermiş" görmek arzusu bahis konusu olmuştu. Başka buluşma ve konuşmalarımızda da bu mevzu sık sık ele alınırdı. Birkaç defa "murada erme" ve "yuva kurma" davranışlarının gerçekleşmek üzere olduğunu bile haber almıştık. Meslektaşların tebrike hazırlandığı bir gün "Ama demişti, bekarlık hayatıma son verdiğim gün sizlerin zevkli sohbetlerinizden, hoş takılmalarınızdan mahrum kalmaz mıyım?"
Vakıa şu ki vefatına kadar pek muhterem, bilhassa çok dindar annesinin bu arzusu, kendisinin de, nükte ve latifeli sözlerine rağmen özlediği aile hayatı gerçekleşemedi. Armağan Komitesinin teklifini aldığım zaman genç iktisatçının fikri meşguliyetleriyle ilgili bir konuyu, ekonomik bir problemi düşünemezdim. Kendi branşımla alakalı bir mevzuu ele almağı düşünürken ölümünden evvelki sohbetlerle de ilgili bir konu üzerinde duruyorum.