| Yayın Tarihi | : | 1982 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 535 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | istanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi |
Gecekondularda ya da eskimiş konutlarda, sefalet mahallerinde oturmak gelişen ülkelerdeki kentlerde çeşitli biçimlerde adlandırılmaktadır: Uzakdoğu Asya kentlerinden Kuala Lumpur ve Cakarta'da bu konutlara "kampung" Manila'da "barung borong" Bombay'da "bustees" Güney Amerika'da Sao Paulo ve Rio de Janerio'da "favelas" Meksika'da "jacales" Afrika'da, Kazablanka'da "casbah" denmektedir. Gecekondular ve sefalet mahalleleri, gelişmekte olan ülkelerde yaygın bir olgudur. Türkiye'de gecekonduları, sefalet mahallerini de içine alır biçimde ele almak mümkündür. Nüfus hareketleri dolayısıyla gecekondular oluşmuş, sefalet mahallelerinde başlayan nüfus yığılmaları, gecekondulara taşmıştır. Gecekondular, kamuya ya da kişilere ait arsalar üzerine kanunsuz, tapusuz olarak yapılan konutlardır. Bu, gecekondu tanımı ile ilgili birinci özelliği belirtmektedir. Batıdaki sefalet mahallesi kavramı Türkiye'de gecekondu kavramı ile ifade edilmektedir. Gecekonduların yapıldığı arsalar genellikle kentin çevresinde bulunur. Erişilmesi zor yerlerde, dağ yamaçlarında da bulunabilir. Genellikle, alt yapı yatırım ve hizmetlerinden yoksun yerleşme bölgeleridir. Bu husus, gecekondu tanımının ikinci özelliğini ortaya çıkarmaktadır. Politik nedenlerle bazı altyapı yatırım ve hizmetlerinin gecekondulara götürülmesi olasıdır. Fakat gecekondularda oturanlar, genellikle alt yapı yatırım ve hizmetlerinin maliyetini ödemek gücünden yoksun olduklarından, kentin belirli kesimlerinde gecekondu adacıkları oluşur. Q bakımdan, gecekondulardaki hayat koşulları, sefalet mahallelerindeki, koşullara yaklaşır. Türkiye'de kentlerde, örneğin Adapazarı'nda, merkez ilçenin kırsal bölgeye yakınlığı nedeniyle, Merkez ilçenin uç kesimlerinde, arsa sahibinden yapı izni alınarak yapılmış konutlar vardır. İzinli ve tapulu kent planına uygun konutlar, gecekondu tanımına girmez. Buna karşı, bu konutlar gerek yapı malzemesi gerek genel görünüş bakımından köyevlerini ya da gecekonduları andırmaktadır. Türkiye'de kırsal bölgelerde yapılan konutlar, belediye örgütü bulunmayan bölgelerde iseler, gecekondu sayılmalıdır. Çünkü ancak belediye örgütü kurulmuş ise, yapı izini almak zorunludur. İki binden fazla nüfuslu yerleşme bölgelerinde belediye örgütü kurulur.