| Yazar | : | Erhan Güleryüz |
| İsbn | : | 9786051062488 |
| Yayın Tarihi | : | Temmuz, 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 88 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Alfa Basım Yayım Dağıtım |
Ürün vermek, sanat üretmek, her insanın temel görevidir, ayrımsız her insanın sanatsal bir ürünü olmalıdır, bu medeniyetin şartıdır.
Fakat ürününüzü diğer insanlarla paylaşmak başka bir edimdir ve gerçek bir cesaret gerektirir, çünkü ürettiğiniz ürünü diğer insanlarla paylaşabilmek için belirli "kıstaslar" olmalıdır. Örneğin daha evvel kimse tarafından üretilmemiş, farklı, güzel, kalıcı, değişim yaratıcı, ufuk açıcı, öğretici ve daha birçok niteliği içinde barındıran bir değer olmalıdır.
Ürettiğiniz bu değerleri toplum ile paylaşabilmek için cesaret en önemli itici gücünüzdür, o yoksa paylaşamaz ve devam edemezsiniz. Eğer ürettiğiniz değerden daha iyisini üretme heyecanı ve cesaretiniz yoksa devam edemezsiniz. Sanatçı diyebileceğiniz insanların egoları diğer insanlara göre daha yüksek ve hatta zarar verecek kadar kontrol dışıdır. Daha iyisini, daha büyüğünü, daha erişilemezini üretmek için insanüstü bir gayret gerekir ve çok bilgi, çok çalışma, çok cesaret gerektiren farklılıkları o kadar çoktur ki!.. Dengenizi seçim yaptığınız anın kapısında bırakmak zorunda kalırsınız. Yeterince donanımlı değilseniz (cehaletinizin sınırlarını bilmiyorsanız) komik duruma düşebilirsiniz ki bu da sizin egonuzu fena zedeler.
Cesaret yoksa paylaşamazsınız, bu sanatçının farklılığıdır, bedeli ise gerçekten de ağır olur. Toplumun kuralları, gelenekleri, değerleri, 'o an'ın kapısında bırakıldığından, dengeniz yoktur, her türlü saldırıya (en çok da kendi egonuzdan gelenlere) açıksınızdır artık. Bu bütün hayatınızı etkiler. O yüzden medeniyetin en bilinen geçmişinden günümüze kadar Sanatçı diyebileceğimiz insanların hayatlarına baktığımızda ağır bir acı görürüsünüz.