| Yazar | : | İbrahim Pazan |
| İsbn | : | 9789944118316 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 192 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Babıali Kültür Yayıncılığı |
70'li senelerin başında lisede okurken, tarih ders kitaplarımızda amansız bir Osmanlı Düşmanlığı işlenmekteydi. Bunun şiddeti, ancak Yavuz, Fatih ve Kanuni gibi padişahlar için biraz hafifliyordu. Sanki 623 sene devam eden bir cihan imparatorluğunu kuranların yaptıkları, hep utanılacak şeylerdi. Hele tahta geçen oğlunun yaşı çok küçük olduğunda "saltanat naibesi" diğer zamanlarda da saray protokolünde padişahtan sonra ikinci konumdaki "valide sultan" sıfatıyla resmi görevleri bulunan padişah annelerine reva görülen iftiralarla, tabir yerindeyse beynimiz yıkanmıştı. Tamamen sığ bilgilere dayanan bu saldırılar sebebiyle artık biz, geçmişimize karşı şartlanmış kimselerdik. Onları elimizden geldiği kadar çok kötülemeli, onları bu kötülükleri ile baş başa bırakmalıydık. Biz ancak böylelikle onlardan olmadığımızı, bütünüyle farklı kimseler olduğumuzu ispatlayabilirdik.
Bu saldırıların yeni başlamadığını, o anda bizim bulunduğumuz lise sıralarından, 30'lu senelerde geçmiş bir hocamız söyle anlatmıştı:
"Bir zamanlar, Osmanlı tarihini kötülediler. Türk yavrularına, Osmanlı saraylarını zevk, sefa hatta sefahat ve fuhuş yeri olarak tanıttılar. Lisede okurken, sınıfın birincisi olduğu için, öğretmenler gibi bana da konferans verdirmişlerdi. Okul kütüphanesindeki maarif yayınlarından, uzun bir konferans hazırlamıştım...