| Yazar | : | Metin Celal |
| İsbn | : | 9758295055 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 1998 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 202 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Bulut Yayın Dağıtım |
Bir yaz sabahı. Hava güzel. Güneşin vurmasıyla birer yeşil atlas parçası parıltısını alan yaprakları rüzgâr hışır hışır okşuyor. Gün, bayramın ilki, yer mezarlık...
Yarbay üniformalı, ağırbaşlı, boylu boslu, dalyan gibi, ama üzgün bakışlı kırklık bir subay, sekiz-dokuz yaşında bir kızcağızın elinden tutmuş, mezarların, çalıların, büyük enginar fidanları gibi fışkırmış deve dikenlerinin, baldıranların arasından ağır ağır yürüyorlar. Otlu ve engebeli yer üzerinde çocuk ikide birde sendeliyor. Babası elinden onu biraz havaya kaldırarak adımlarını düzeltiyor.
Kızın arkasında sarı Bursa bürümcüğünden, pek kötü, çapaçul biçilmiş elbisesinin yakası bir tarafa sarkmış, kolları bir yana çarpılmış, kulakları arkasından giydiğinin rengi kurdele ile boğulmuş kumral saçları iyi düzeltilmemiş, diz çoraplarından biri bağından kurtulmuş...
Baba, ikide birde durarak bu sarkan, çarpılan, çözülen şeyleri düzeltmeye uğraşıyor. Ama acemice, usulsüz, iliştirdiği şey birkaç adım sonra bağından kurtuluyor, mümkün değil, kızın kıyafetini bir düzene koyamıyordu.
Yarbay Hıfzı Bey dört yıl savaşın en ateşli ve tehlikeli cephelerinde dolaştıktan sonra İstanbul'a dönüşünde sevgili eşini evinde değil, mezarlık servilerinin yaslı gölgeleri altında, sonsuz uykuda bulmuştu.
Bu sonsuz ayrılığı şimdi, bıraktığından dört yaş büyümüş bir tanecik kızı Nuriye'nin sevgisiyle hafifletmeye uğraşıyor, yavrucuğu kucakladığı vakit onun minimini yanaklarını acıtan damlalarla nemlendiriyor, böyle sevgi sevinci arasında bu ince yaşların niçin döküldüğünü pek anlamayan çocuğa da bir üzgünlük çöküyor, o da kaygı damlalarını tutamayarak babasınınkilere karıştırıyordu.
Evde yaşlı zenci Ferah Bacı'dan başka kadın yoktu. Pişiren, silen, süpüren, düğüm düğüm nasırlı elleriyle Nuri-ye'nin tuvaletini yapan, kalın camlı gözlüğüyle söküklerini diken, her hizmetini gören oydu.