| Yazar | : | Kolektif |
| İsbn | : | 9786054052059 |
| Yayın Tarihi | : | Ocak, 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 474 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Yeditepe Yayınevi |
Sultan II. Abdülhamid Han yakın tarihimizin en az anlaşılan bir tarihi şahsiyetidir. Hatta onun kişiliği, çoğu zaman siyasi sebeplerle ve kasıtlı olarak çarpıtılarak topluma aksettirilmiş ve tarihi gerçekler perdelenmiştir. Bu durum ise kendiliğinden onun döneminin (1876-1909) yanlış bilinmesine ve yorumlanmasına sebep olmuştur.
Hâlbuki Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı Devleti'nin son döneminin en önemli ve en ilgi çekici şahsiyetidir. Devletin başına en hassas ve ağır tehdit ve tehlikelerle dolu bir zamanda geçmiştir. Devlet başkanlığını teslim almasıyla birlikte kendisini meşum 93 Harbi'nin içinde bulmuştur. Osmanlı Devlet gemisi o sırada korkunç fırtınalı sularda ve her tarafından çatırdamaya başlamış, orta direk kırılmak üzereydi. Sultan II. Abdülhamid, 33 yıllık hükümdarlığı süresinde gemiyi batmaktan kurtarıp sahil-i selamete çekmeye, sakin bir körfeze getirip her tarafım onarmaya gayret etmiştir.
Bu 33 yıllık dönem içerisinde düşman ülkeler Çarlık Rusya'sından başlamak üzere devletimizi çökertip Osmanlı topraklarım paylaşma hedefinde birleşmiş ve müşterek bir cephe teşkil etmiş bulunuyorlardı. Meşhur "Şark Meselesi"nin ana hedefi bu idi. Düvel-i muazzama yani büyük devletler önce Türk hâkimiyetine Balkanlar'da son vermek, müteakiben de Anadolu'daki varlığımızı yok edip, Ortadoğu'daki toprakları işgal suretiyle buranın servet ve stratejik imkânlarım ele geçirmek istiyorlardı. Bu, toptan tasfiye planının uygulanmak istendiği XIX. asrın son çeyreği ve XX. yüzyılın başlangıcında devletimizin başında Sultan Abdülhamid'in bulunmuş olması onu en önemli hedef haline getirmişti…