| Yazar | : | Engin Özendes |
| İsbn | : | 975-7438-78-2 |
| Yayın Tarihi | : | Nisan, 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 192 |
| Ölçü | : | 24 x 22 cm |
| Yayınevi | : | Yapı End. Merk. |
Rumeli Hisarı'ndaki dar taşlı yokuştan bir kadın tırmanıyor, arkasında Boğaz'ı ve karşı kıyıyı bırakarak... Tarlabaşı'nda bir adam, üzerine ışığın en doğru düştüğü yerden karşıya geçmeye çalışıyor... Tahtakale'de arabaların arasına sıkışmış bir hamal, yükünü ve kendini kurtarma telaşında... Sultanahmet'te nadir kalmış dört katlı konağın pencerelerinin birinden bir çocuk bakıyor... Kenti çevreleyen gecekondu mahallelerinden birinde, pazardan dönen dört kadın güneşe karşı yürüyor, oraya ulaşınca eriyip, güneşin renklerine karışacaklarmış gibi... Beykoz Çayırı'nda kurbanlık satıcıları alıcı bekliyor... İnce narin minarelerin, görkemli camilerin gri bir arka plan oluşturduğu, denize en yakışan mavide, daha dün boyadan kırmızı kararı ile çıkmış olan bir taka, bu şehirde yaşamanın övüncüyle, gerdan kırıp suların göğsünü yara yara geliyor... İri taşlı dar bir sokaktaki eski evler yıkılırken, kocaman dişli canavarlara teslim olan çivit rengi, safran sarısı duvarların birinden yere sokağın adının yazılı olduğu "Leylak Çiçeği" tabelası düşüyor... Ortaköy meydanındaki ağaçların gövdelerini sıyıran ışık, neşe içindeki gençlerin üzerine düşüyor... Paşabahçe'ye gelmeden son yükseltiye yerleşmiş fıstıkağacı, asırlar önce seyrettiği Ceneviz, Bizans, Osmanlı gemilerini düşleyerek, önünden geçen asrın koca tankerlerine hayretle bakıyor... Osmanlı'dan beri her seyahatnameye konu olan, hani bir adım atsanız parçalayıp, yok edecek sandığınız, aslında sevgiye muhtaç, bir iki iyi söz, bir güzel bakışın sevindirip uysallaştıracağı İstanbul'un köpekleri, yine sokakların sahibi olarak ortaya yatıvermişler... Tophane'de bir kahvede sigara tellendiren adam, yanaklarını göçürterek dumanı içine çekiyor... Batan güneşin ışıkları Üsküdar'daki evlerin camlarında yangına dönüşüyor... Akşam üstünün mavi ile mor arasındaki rengi düşüyor alev alev yanan vapurların üzerine... Kumkapı sahillerindeki balık lokantalarında akşamın hazırlıkları yapılıyor... Nice kültürleri süzgecinden geçirmiş, gecesi, gündüzü ile yaşayan capcanlı bir metropol, işte İstanbul... Üzerine şiirler yazılan, şarkılar bestelenen İstanbul... 21. yy'a hazırlanan İstanbul...