| Yazar | : | Osman Tiftikçi |
| İsbn | : | 975867403x |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 2003 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 597 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | El Yayınevi |
Tarih eskiyi yıkarak, onun yerine yeniyi koyarak ilerler. Bu nedenle mevcut düzene değişen, dönüşen bir sistem olarak değil de tersine, sonsuza kadar yaşayacak bir sistem gözüyle bakıldığında tarihi tahrif etmek zorunludur. Çünkü hep böyle gideceğini göstermek için, şimdiye kadar da böyle geldiğini ortaya koymak gerekir. Böyle bir yaklaşımla tarih yazmak için ise, doğal olarak kalemi değil de silgiyi ele almak gerekir. Çünkü değişim ve dönüşümden ibaret olan tarihi, bugünkü "değişmez" durumu yaratmak üzere gelişen bir süreç olarak gösterebilmek için tarihte silinecek yerler bir hayli fazladır.
Mevcut Türkiye Cumhuriyeti'ne ilelebet yaşayacak son Türk devleti gözüyle bakanların yaptığı iş de, tarihimizdeki birçok devrimci oluşumu ve dönüşümü silmek, silemediklerini de çarpıtmak olmuştur. Üstelik silinenler sadece ezilen, yönetilen halkın, ulusların ilerici, devrimci hareketleri değildir. Türkiye burjuvazisi kendisinin az çok devrimci, ilerici geçmişinin önemli bir kısmını bile tarihten silmiştir. Örneğin okullarda okutulan "İnkılap Tarihi" Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı ile başlatılır. Bu tarihte 1908 devrimi yani II. Meşrutiyet ve onu yapan İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) yoktur. Hâlbuki 1908 Devrimi, 1905 Rus Devrimi, 1906 İran Devrimi ve 1911 Çin Devrimi ile zamandaştır. Bu devrimleri yaratan havanın etkisi altındadır. Bu devrim, tarihimizde ilk kez Türkiye burjuvazisini siyasi iktidara taşımıştır. Ayrıca Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyen kadroların tümü, M. Kemal dahil eski İttihatçıdır. Bu çalışmada görüleceği gibi, Türkiye'de burjuva devrim tarihi önce (1908'den I. Dünya Savaşı sonuna kadar) İttihat ve Terakki tarihidir, sonra da (l919'dan 1926'ya kadar) İttihat ve Terakki'nin tasfiye edilip yerine Kemalizm'in ikamesi tarihidir. Yani Türkiye'de burjuva devrim şu veya bu biçimiyle bir İttihat ve Terakki tarihidir. Dolayısıyla 1908 devrimine değinmeden Türkiye devrim tarihi yazmaya kalkmak, örneğin 1905 Rusya devrimine değinmeden Rusya tarihi yazmaya, ya da 1789 Fransız devrimini görmezden gelerek Fransa devrim tarihi yazmaya benzer. Ama yapılan da budur.
Burjuvazinin, tarihi silmek, unutturmak için yaptığı işlerden biri de arşivleri gizlemek...