Osmanlı'dan Cumhuriyete Azınlık Spor Kulüpleri ve Sprocular
| Yazar | : | Orhan Şevki |
| İsbn | : | 9786052956687 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2018 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 183 |
| Ölçü | : | 19,5 x 27 cm |
| Yayınevi | : | Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları |
Vapurdan inip bir süre yürüdükten sonra karşıma, turnuvanın yapıldığı toprak saha çıktı. Yakın dönemin futbol efsaneleri oradaydı: Haşan Vezir, Cüneyt Tanman, Nezihi Tosuncuk, Kahraman Kar-taloğlu ve daha niceleri... Fakat hikâyesi en az onlar kadar etkileyici, ülke futboluna hizmet veren diğer isimler de dikkatimi çekmeye başlamıştı. Kale arkasında oturan, karizmatik bıyıkları ve renkli gözleriyle western filmlerini aratmayan bakışlar atan Beşiktaşlı Niko Kovi bunlardan biriydi. Yunanistan’da yaşıyordu ve “Lefter için gelemeyeceğiz de kimin için geleceğiz” diyordu. Onun hemen yanında, Sarıyer ile 1970’lere imzasını bırakmış Garo Hamamcıoğlu vardı. Tanışma faslından sonra, sahadaki zarif futboluyla dikkat çeken abimizi sorduğumda, “Bizim Dimitri (Pantazi), Istanbulspor’da oynardı” cevabını alıyordum. O gün Jarden Sahası’nda Türkiye futbolunun daha önce hiç görmediğim sayfalarında kaybolmuştum.
2016 yılında Orhan Şevki ile tanışıp, bu kitap için ilk görüşmemizi yaptığımızda, ister istemez dört yıl evvelki iki günlük futbol festivaline tekrar ışınlandım. Kazananın önemli olmadığı, sadece futbol keyfinin yaşandığı, o iki güne... Çalışmalara başladıktan sonra ise bu isimlerin sadece futbolla sınırlı kalmadığını; ülke sporunda nice Niko’lar ve Garo’lar olduğunu bir kez daha öğrendim. İlk profesyonel boksör Gar-bis Zakaryan ile boks aşkını, Garo Hamamcıoğlu ile amatör ruhu canlandırma çalışmalarını konuştuk...
Ülke sporuna büyük hizmetler veren ve bütün bunları yaparken sadece insan kazanmayı dikkate alan bu insanların mücadeleleri, Orhan Şevki’nin bu özenli çalışmasının her sayfasına da yansımıştı.
Azınlık Spor Kulüpleri ve Sporcular aynı zamanda Türkiye’nin sosyolojik değişimine de spor penceresinden bir bakıştı. Osmanlı döneminden I960’lı yıllara kadar gerek bireysel gerekse kulüpler açısından gayet faal olan azınlık spor insanları, ülkedeki politik değişimlerle birlikte yavaş yavaş sahneden çekilmeye başlamışlardı. Bu da kitap bölümlere ayrılırken dikkate alınan bir husus oldu....