| Yazar | : | Namık Kemal |
| Yayın Tarihi | : | 1972 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 328 |
| Ölçü | : | 17 x 24,5 cm |
| Yayınevi | : | Hürriyet Yayınları |
Sayın Okurlarım!
Elinize aldığınız büyük vatansever Namık Kemal'in Osmanlı Tarihi'nin ikinci cildi, ağırlığını Fatih Devrine vermiştir.
Namık Kemal, eserinde Fatih Sultan Mehmet'e büyük bir yer ayırmıştır.
Onu incelerken, dünya çapındaki şöhretini, devrinin bütün batı ve doğu kaynaklarını okuyarak birbirleriyle karşılaştırmış, gene bunları büyük bir titizlikle eleştirerek~ günün tarih görüş ve anlayışı açısından değerlendirmiştir.
" Bütün eserlerinde ulusuna geniş bir vatanseverlik duygusu aşılamayı amaç edinen bu büyük adam, şiirlerini, makalelerini, tiyatro ve romanlarını hep bu yola yönelttiği gibi, yazdığı tarihlerinde de bu amacı daima ön planda tutmuştur.
Namık Kemal'in eserlerinde kullandığı dili belki yadırgayabiliriz, ama O, yığına seslenmek zorunluluğu karşısında bu dili kullanacaktı. Şu elinizdeki eserde Türk diline o devrin ediplerinin hizmet etmemesi bakımından bakınız nasıl yakınmaktadır:
"Fatih devrinin edipleri, kendisi gibi memleketine hizmet etmeyip Acem taklitçiliğinden uzaklaşamadılar. Böylece milletin kendi edebi dili ortaya çıkamadı. Bilim de yüksek tabakaya aitmiş gibi kaldı."
Okuyacağınız eserinde, dil devriminin yapılması gerektiğini o bize, yüzyıla yakın bir zaman önce belirtmiş bulunuyor.
Vatan sevgisi, onun bütün milletinin kalbinde yaşamasını istediği kutsal bir varlıktı. Vatan ve Silistre'sini bize şöyle sunar:
"Benim eserimin mevzuu, bir adamın anavatanı canına, cananına tercih etmesidir, bu eseri yazmaktan amacım, Türk ulusuna aslında var olan vatan sevgisini anlatmaktır.'
Bütün bildiklerimize bugün şunu eklemeliyiz ki, Namık Kemal kısa süren ömrüne bilim dalında da, Osmanlı Tarihi, İslam Tarihi, Askeri Tarih gibi, üç dev eser eklemiştir. Bu eserlerin, müsveddeleri ilk defa Hürriyet yayınları tarafından aydınlığa çıkarılmaktadır.