| Yazar | : | M. Macit Kenanoğlu |
| İsbn | : | 9758740121 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 422 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Klasik |
Gayrimüslimlerin İslam ülkelerindeki hukuki ve sosyal statüleri özellikle Batılı araştırıcıların her zaman ilgisini çekmiştir. Bu ilgi yersiz de değildir. Hemen hiçbir yerde hâkim unsur dışında kalan azınlıklara hayat hakkının tanınmadığı bir zaman ve mekân diliminde gayrimüslimlerin şahıs ve mal varlıklarının, dini ve kültürel özelliklerinin İslam dünyasında önemli ölçüde korunmuş olması kolaylıkla geçiştirilecek bir vakıa değildir. Osmanlı dönemi bu açıdan daha da ilginçtir. Çünkü ilk defa Osmanlılar döneminde Hıristiyan dünyasının Roma dışındaki dört önemli merkezi (İstanbul, Antakya, Kudüs, İskenderiye) bir İslam devletinin yönetimi altına girmiştir.
Osmanlılar gayrimüslimlere yönelik olarak geliştirdikleri dini-hukuki politikalarda hem İslam hukukunun ortaya koyduğu esaslardan hem de önceki İslam devletlerinin oluşturdukları gelenekten yararlanmışlardır. Balkanlar'da, İstanbul'da, Anadolu, Filistin ve önemli Ortadoğu merkezlerinde yoğun bir Hıristiyan nüfus her zaman var olmuştur. Osmanlılar bunların şahıs ve mal varlıklarını, dini ve kültürel değerlerini koruma noktasında önceki İslam devletlerinden daha geri bir noktada olmamıştır. Hatta bazı açılardan daha ileride olduklarını söylemek mümkündür.
Bu noktada gayrimüslimlerin kendi içlerinde mezhebi ve milli aidiyetlerine bağlı olarak belli gruplar halinde teşkilatlanmaları ve sınırları belli bir idari-hukuki otonomiye sahip olmaları anlamında bir millet sisteminin varlığı araştırıcıların önemle üzerinde durdukları bir konu olmuştur. Genellikle İstanbul'un fethinden sonra böyle bir teşkilatlanmanın başladığı ve İmparatorluğun sonuna kadar bu yapının devam ettiği çoğu kimseler tarafından genel bir kabul olarak ifade edilmiştir. Ancak bu genel kabul bu döneme ait tarihi belgelerle yeteri kadar desteklenmemiştir. Tam tersine son dönemlerde yapılan bir kısım araştırmalar bu kabulün pek de vakıaya mutabık olmadığını ortaya çıkarmıştır.
Macit Kenanoğlu'nun bir doktora çalışması olarak başarıyla tamamladığı elinizdeki bu eser geniş bir arşiv malzemesine dayanarak... Prof. Dr. M. Akif AYDIN