Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nın Faaliyetleri ve Tarihimizdeki Yeri 1908-1912
| Yazar | : | Kenan Olgun |
| İsbn | : | 9789751628664 |
| Yayın Tarihi | : | 2014 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 469 |
| Ölçü | : | 16 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Atatürk Araştırma Merkezi |
Kısaca halkın hakimiyeti olarak tanımlanan demokrasiye dair Osmanlı Devleti’ndeki ilk uygulama, günümüz anlayışından farklı olarak padişahın yetkilerinin kısıtlanması manasından Sened-i İttifak ile başlamıştır. Tanzimat Fermanı ile gelişen bu süreç, 1876 yılında I. Meşrutiyetin ilanıyla bir hayli yol almıştır. 1908 yılında II. Meşrutiyetin ilanı ve Meclis-i Mebusanın açılması parlamenter rejimin başlangıcını teşkil etmiştir.
Uygulama bakımından I. Meşrutiyet, yasa önerilerinin haklarına dokunulmayan padişah tarafından uygun bulunması şartı ve bakanların hükümdardan başka kimseye karşı sorumlu olmamaları nedeniyle “parlamenter sistem”den ziyade, “parlamentonun varlığıyla yumuşatılmış mutlak hükümdarlık sistemi’ne daha yakın durmaktadır.
II. Meşrutiyet ise, Osmanlı devlet sistemine parlamenter nitelik kazandıran bir dönem olmuştur. 1909 yılında Anayasada yapılan düzenlemeler ile milli egemenliği sağlama yolunda önemli adımlar atılmış, kişi hak ve hürriyetleri kanun güvencesi altına alınmıştır. Bu dönemde parlamentoya sunulacak yasa önerilerinin Padişah tarafından uygun görülmesi zorunluluğu ortadan kaldırılmış, hükümet meclise karşı sorumlu hale getirilmiştir...