| Yazar | : | Mustafa Armağan |
| İsbn | : | 978975606502x |
| Yayın Tarihi | : | Ocak, 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 376 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Ufuk Kitap |
Geçenlerde yine bir vesileyle Eyüp Sultan Camii civarını ziyaret ettim. Gezip dolaşırken akşam karanlığı bastırdı. Ahmet Haşim saatiydi. Gölgeler oyulmaya başladı, türbelerin, kubbelerin, duvarların içine yeni dehlizler açılıyordu. Işıktan kurtulan cisimler karanlığın içinde hür çığlıklar atıyordu. Artık diledikleri surete bürünüyor, esen rüzgârların, sallanan selvilerin, geceyi yırtan yarasa kanatlarının, karanlığın gövdesine gömülmüş elmaslar gibi parlayan kedi gözlerinin hâkimiyet devri başlıyordu.
Ağır ağır hiçbir zaman ürkmediğim mezarlara doğru ilerliyordum.
O dantel gibi işlenmiş taşları okşamak arzusu kabarıyordu içimde. Birdenbire kavuklu, sarıklı, fesli, çelenkli, külahlı bir grubun içinde kalmış olduğumu fark ettim. Bir halka olmuştuk adeta; konuşuyorduk. Kimisi Silistreli çıkıyordu, kimisi Bağdatlı. Cezayirli olduğunu söyleyen de vardı, Kafkasyalı olduğunu fısıldayan da. Hekim de vardı içlerinde tüccar da. İkiz kızların kısacık hayat hikâyelerini de dinlemek mümkündü, Lala Mustafa Paşa'nın Kıbrıs'ın fethi destanını da...