| Yazar | : | Burçak Evren |
| İsbn | : | 9756817291 |
| Yayın Tarihi | : | 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 223 |
| Ölçü | : | 24 x 29,5 cm |
| Yayınevi | : | Türk Hava Yolları |
Osmanlı Devleti'nde esnaf terimi, eşsiz yeteneklere sahip el sanatı ustalarından sokak satıcılarına, hakkaklardan ciğercilere dek uzanan geniş kapsamlı ve o denli çeşitlilik gösteren bir alanı tanımlıyordu. Üreten, yaratan, satan, kimi zaman yalnızca kol gücüyle taşıyan kişiler tek bir ad altında toplanmışlardı. Bu farklı mesleklerin ortak paydası, lonca ve gediklerdi. Ticaret ve sanat yapma yetkisine gedik, örgütlerine ise lonca deniyordu. Loncalar bir anlamda, dönemin merkezi otoritesi karşısında kendi haklarını koruyan sivil örgütlerdi. Kökeni tarikatlara, daha geniş anlamda dine ve dinsel merasimlere dayanan lonca sisteminde hiyerarşi, sistemin içindeki seçilmişler ve sembolik kişiler tarafından temsil ediliyordu. Çırak ve kalfa çıkarma, esnaf arasındaki sorunları çözme, cezalandırma ve ödüllendirme, merkezi otoriteden mesleki taleplerde bulunma loncaların ve lonca yöneticilerinin yetki alanına giriyordu.
Gedik ise bir çeşit tekel ya da sınırlamalar bütünüydü. Dükkân açmak ya da kapatmak ya da herhangi bir yerde bir şey satmak tümüyle gedik yöntemine bağlı olarak yapılırdı. Gedik sahibinin bu yetkileri, ölümünden sonra mirasçılarına geçmesi gibi bir devamlılık da gösteriyordu.
Özellikle XVI. yüzyılda esnaf loncaları, gedikleri ve bunların denetimi çok gelişmiş bir durumdaydı.
Loncalarda biraz ödüllendirmenin özendiriciliğinden yararlanmak, biraz da örgütlenme bilincini pekiştirmek amacıyla bir dizi dinsel içerikli tören yapılırdı. Örneğin çırak ya da kalfa çıkarmak bunların en ilginciydi. Bu törenlerde dinselliğin öne çıkarılması, esnafı manevi baskı altına alarak dürüstlüğe davet anlamına da gelirdi.
Sokak satıcıları ise meslekler grubunun en renkli ve sesli kişilerini oluştururdu. Gün doğumundan batımına dek mahalle aralarında sokak satıcılarının kendine özgü bağırışları, eski İstanbul'un hiçbir kentte eşine rastlanmayacak rengini ve senfonisini oluştururdu...