| Yazar | : | Mustafa Cezar |
| İsbn | : | 9759521938 |
| Yayın Tarihi | : | 2002 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 631 |
| Ölçü | : | 23,5 x 31,5 cm |
| Yayınevi | : | EKAV / Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfı |
Bu kitap, İstanbul sevgisinden doğdu. İstanbul'la ilgili özel bir çalışma yaparak ona karşı vefa borcumu ödemek istedim. Araştırma alanımda Osmanlı dönemi ağırlık taşıdığından, kitap da Osmanlı dönemi İstanbul'unu işleyen bir eser olarak dünyaya geldi. Güzel Sanatlar Akademisi-Mimar Sinan Üniversitesi'nde kırk yıla yakın bir süre Türk sanat tarihi okutmuş olmam, on sekiz yıldan beri de Şehircilik ve Bölge Planlama Bölümü yüksek lisans programında Türk şehircilik tarihi dersi vermem, bu kitabın konularını ele alış ve işleyiş biçimini önemli ölçüde etkiledi.
Çalışmalarımı kitap haline dönüştürürken Osmanlı dönemi İstanbul'unun şehir olarak bir fotoğrafını çıkarmayı arzuladım. Osmanlı dönemi üzerinde uzun yıllardan beri bir şeyler yapmaya çalışmış bir kişi sıfatıyla, İstanbul şehri konusunu işlemek amacıyla yola çıkarken, hangi sorulara yanıtlar bulup hangilerine bulamayacağımı, hangi noktalara aydınlık getirip hangilerine getiremeyeceğimi az çok kestirmekteydim. Araştırmalarım ilerledikçe, tahminimden fazlasını bulduğum da oldu, aydınlatabileceğimi umduğum noktalarda hüsrana uğradığım da...
Aslında, eski İstanbul'un bütün halinde görüntüsünü verebilecek bir çalışma ortaya koymak hayli zordu. Şehirde tayin edici odak noktaları oluşturan külliye ve sair dinsel ve kültürel yapıların varlığına rağmen eski İstanbul'un fiziksel dokusunu açıklıkla saptamak kolay değildi. 15.-18. yüzyıllar için güçlükler ciddi boyutlardaydı. Ancak 19. yüzyılda harita ve plandan yararlanılmaya başlanması, özellikle yol ağının saptanmasına önemli kolaylıklar getiriyordu.
Şehrin dokusundaki değişim konusunda üzerinde durulması gereken noktalardan biri de, yangınlardı. Büyük çaplı yangınlar nedeniyle İstanbul adeta ölüp ölüp dirilmişti. Büyük yangınlarla şehir haritasının bir bölümü bir çırpıda siliniyor, 5-10 yıl içinde o çevrenin haritası daha karmaşık vaziyette yeniden ortaya çıkıyordu. Osmanlı'nın İstanbul'unu tanımak, neredeyse İstanbul yangınlarına ilişkin bilgi edinme yolundan geçiyordu.