| İsbn | : | 9753552343 |
| Yayın Tarihi | : | 1996 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 278 |
| Ölçü | : | 20 x 28 cm |
| Yayınevi | : | Yeni Şafak |
Irakeyn seferinin en mühim sonucunun Bağdad'ın alınması olduğu daha önce belirtilmişti. Gerçi Osmanlı orduları geç-tikleri her yeri hâkimiyetleri altına almışlardı, ancak Safevi ordusunun ezilmemiş olması dolayısıyla Osmanlı ordusunun çekilmesinin hemen ardından Tebriz gibi şehirler yeniden Safeviler'in eline geçti. Bağdad'daki Osmanlı hâkimiyeti ise kalıcı oldu. Bunun sebebi, Bağdad ve civarındaki halkın çoğunluğunun Sünni olmasıydı. Tebriz ve Bağdad'ın siyasi durumu Osmanlı ve Safevi devletlerinin tabii genişleme alanlarını da belirliyordu. Irakeyn seferini takip eden yıllarda Osmanlılar Bağdad'ın güneyinde Kuveyt, Lahsa ve Necd taraflarına kadar hâkimiyetlerini genişlettiler. Basra, 24 Temmuz 1538'de bir eyalet halinde İmparatorluğa bağlandı.
Erzurum beylerbeyi Dulkadir Mehmed Bey, 1536 yazında Gürcistan prensliklerine ait topraklarda fütuhata girişti. Merkezi Ahıska olan Samısha Gürcü Prensliği Osmanlı İmparatorluğu'na katıldı. Diğer Gürcü prensliklerinden bazıları da Osmanlı nüfuz dairesine girdiler.
Buna karşılık Safevi Devleti Azerbaycan'a ve Azerbaycan'ın kuzeyine doğru yayılıyordu. Asya'daki Türk devletleri de Safevi tehdidi altında idiler.
Şii Safevi Devleti'ni kuran ve ayakta tutan asli unsur Türkler idi. Şah İsmail ve ataları, İran'da ve Anadolu'da yaşayan yeni İslamlaşmış Türk kitleleri üzerinde yürüttükleri yoğun propagandalarla bunları Erdebil ocağının tabii savunucuları haline getirmişlerdi. Anadolu'dan da yoğun Türkmen aşiretleri İran Şahı'nın hizmetine girmiş bulunuyordu. Şii propagandası ve tabii Safevi Devleti doğuda Horasan'dan ileri gidemedi, burada Özbekler'in direnişiyle karşılaştı. Batı'da her ne kadar Türkmen aşiretleri arasında geniş bir yayılma alanı bulduysa da, Osmanlı Devleti, propagandayı etkisiz hale getirdi ve Safevi Devleti'nin yayılmasına kesinlikle izin vermedi. Bu durumda Safeviler kuzeye yöneldiler…