| Yazar | : | Zeynep İnankur, Semra Germener |
| İsbn | : | 9754583277 |
| Yayın Tarihi | : | 2002 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 330 |
| Ölçü | : | 23,5 x 29 cm |
| Yayınevi | : | T. İş Bankası |
19.yüzyılda İstanbul'a gelen Avrupalı ressamların İstanbul'la ilgili resimleri belirgin bazı temalar üzerine kurulan çeşitlemeler gibidir. Bu temalar İstanbul manzaraları, harem, hamam, kahvehane ve mesire yerleri olarak sıralanabilir. Bunlar bir bakıma çok yakında kaybettiğimiz Oryantalizm yani Şarkiyatçılık söyleminin isim babası Edward Said'in deyimiyle batının temsil ettiği Doğu imgesine katkıda bulunan temalardır ama ilginç bir biçimde biz aynı temalarda kaybolup gitmiş geçmişimizin izlerini de buluruz.
İstanbul kentinin doğal güzellikleri ve tarihi anıtları Oryantalist sanatçıların en çok resmettiği konuların başında gelir, fotoğrafın ve Türk yağlıboya resminin ortaya çıkmasına kadar İstanbul kentini biz bu resimler sayesinde tanırız. Tarihi yarımadanın silueti, liman, Boğaz kıyıları ve köyleri, kentteki büyük camiler ve arkeolojik kalıntılar, kentin canlı ve renkli yaşantısının en çok hissedildiği çarşılar, çeşme başları ve cami avlularının yansıtıldığı bu resimler, bir sanat yapıtı olmalarının yanı sıra birer belge olarak da çok büyük önem taşırlar. Oryantalistler bu yapıtlarıyla kentin bugün kaybolmuş olan coğrafi ve sosyal topoğrafyasını günümüze ulaştırmışlardır. Ancak İstanbul manzaralarını kente hiç gelmeden, sırf onunla ilgili fotoğraf ve gravürlere bakarak yapan ve öncelikle bir doğu atmosferi yansıtmayı amaçlayan ressamlar da vardır.