| Yazar | : | Doğan Katırcıoğlu |
| İsbn | : | 9758152025 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 2001 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 412 |
| Ölçü | : | 0 x 0 cm |
| Yayınevi | : | Market Press |
Bu kitabın öyküsüdür...
Her şeyin öyküsü olur da, kitabın olmaz mı?
Olur. Hem de bal gibi olur...
İşte size bu kitabın öyküsü...
Yıllar önce Bab'ı Ali'nin çilekeşlerinden üstad Selami Yurdatap "Doğan Bey oğlum," dedi. "Gazeteci kitapsız olmaz. Yaşadığın olayları bir gün kitap yazacakmış gibi değerlendir. En büyük ibadet, ardında kalıcı bir eser bırakmak, gelecek kuşaklara gördüklerini, yaşadıklarını aktarmak."
Selami Baba, şimdi aramızda değil... Fakat o günkü söyledikleri hep kulağımda. Nur içinde yatsın.
Yeni kuşağın yetmelerinden arkadaşım Özkan Altıntaş, takıldı bu kez peşime:
"Doğan Ağabey, sen bir tarihsin. Gel şu bildiklerini, gördüklerini bize anlatmaktan vazgeç; kitap yaz" diye diretti. Adam peşimi bırakacağa hiç mi hiç benzemiyor. Nerede, ne zaman karşılaşsak, otursak "Kitap" diyor ve başka bir şey demiyor.
Adam yakamı bırakacağa pek benzemiyor.
Ölüm, insana en yakın olan... Doğduğumuz andan itibaren ölümle burun buruna değil miyiz?
Ölüm, insana anasından da, babasından da, eşinden de, çoluğundan da çocuğundan daha yakın...
Ölüm Öyle bir sevgili ki, koca Tıbbın durduramadığı acıları bir anda dindiren, işkencelere son veren o işte.
Meslektaşım, Erol Dernek amansız bir hastalığa yakalanmıştı. Arkadaşımın hiç kimsenin derdine derman olamadığı ıstırabını ölüm dindirdi.
Onun cenazesinden dönüyorduk...