| Yazar | : | Defterdar Sarı Mehmed Paşa |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 261 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Tercüman 1001 Temel Eser |
Kendisine "şehri" denilmesinden İstanbul'da doğduğunu anladığımız Mehmed Paşa'nın doğum tarihini tespit edemedik. Babasının bir bakkal olmasından "Bakkalzade", ten veya saçının rengine izafeten de "Sarı" lakaplarını taşıdığını devrin kaynaklarından öğreniyoruz. Ayrıca hacı olmasından, dolayı "Hacı Mehmed Efendi" diye de bahsedilen bu zatın her halde en meşhur lakabı, müteaddit defa bu görevde bulunmasından dolayı "Defteri" veya "Defterdar"dır ki sunduğumuz eserinin dibacesinde kendisinden "el-Hac Mehmed el-Defteri" olarak bahseder.
Hayatının ilk devrelerini pek bilemiyoruz. İlk tahsilini yaptıktan sonra, küçük yaşta Ruzname-i evvel kalemine giren Mehmed Efendi, Kılıç Ali Efendi'nin yanında bütün mali usulleri öğrenmiş, bu zatın himayesinde ve kabiliyeti sayesinde mali meselelerde maharet ve vukuf kazandıktan sonra, Defterdar mektupçuluğuna getirilmiştir. Mehmed Efendi, idari ve mali hususlardaki başarısı sayesinde uzun yıllar bu görevde çalışmıştır.
Rami Mehmed Paşa 24 Ocak 1703 tarihinde Sadrazam olduktan kısa bir müddet sonra, eski yakını olup, mali işlerdeki fevkalade vukufunu bildiği Mehmed Efendi'yi, 5 Mayıs 1703'de Başdefterdarlık makamına getirdi. Bu kısa aralıklarla yedi defa bu göreve getirilecek olan Mehmed Efendi'nin, ilk defterdar tayini idi. Nitekim bu vazifesi 1703 Ağustos'unda çıkan Edirne vak'asına kadar sürmüştür. Çünkü bu tarihte II. Mustafa'yı indirip, III. Ahmed'i tahta çıkaran isyancılar, devletin yüksek kademelerinde yeni tayinler yapmışlar, bu arada Defterdarlığa da Muhsinzade Abdullah Efendi'yi getirmişlerdi. İsyan sırasında Edirne'de bulunan Mehmed Efendi ise saklanmak zorunda kalmıştı. Fakat Abdullah Efendi, III. Ahmed'in tahta geçişi münasebetiyle askere verilecek cülus bahşişi için gerekli parayı tedarik etmede aciz ve zor durumda kalınca, ihtilalciler, eski Defterdar Mehmed Efendi'ye haber göndererek, kendisini tekrar Defterdar yapmak istemişler, Mehmed Efendi de, canına ve malına bir zarar gelmemesi şartıyla, onların bu tekliflerini kabul ederek gizlendiği yerden ortaya çıkmıştır.