| Yazar | : | Doğan Katırcıoğlu |
| İsbn | : | 9759327511 |
| Yayın Tarihi | : | 2008 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 485 |
| Ölçü | : | 16 x 23,5 cm |
| Yayınevi | : | Cem Ofset |
"Atatürk benim / Başöğretmenim / Ne öğrendimse / O'ndan öğrendim". Öğrenciliğimiz boyunca dilimize persenk ettiğimiz dizelerdi bunlar.
Bu yüce milletin okullarında, Atatürk devrim ve ilkelerine yürekten inanmış, onları özümsemiş öğretmenlerin eliyle yetiştirilmiş olmanın kıvancını ömrümce taşıdım, bugün yetmiş iki yaşımda hala taşıyorum.
1954 yılında Türktel Ajansı'nda "spor muhabir stajyeri" olarak başladığım yazı emekçiliğini, elli üç yıldır aralıksız sürdürüyorum.
Bunca yılın gazetecisi, daha doğru deyişle "haberci"si gözlüğüyle bakarak gördüğüm "Türkiye'nin manzarayı umumiyesi" ilk kez beni çok derinden kaygılandırıyor.
Ama Cumhuriyet Gazetesi'nin tarihi reklam sloganında vurgulandığı gibi, "tehlikenin farkında olmamız" asla yeterli değil.
Tehlike karşısında "ağlayan serçe değil, gücü yettiğince su taşıyan bülbül" olmalıyız.
Söz konusu öykü, bizim için tam ibretlik:
Gagasına sığdırabildiği birkaç damla suyla koskocaman bir yangını söndürmeye koşan küçücük bülbül, "Senin çaban boşuna!" diyenlere şu karşılığı vermiş:
- Söndüremem ama hiç değilse safımı belli ederim. Öte yandan, bilimsel bir gerçek:
"Tehlike karşısında" çaresizce ağlayan serçe öylesine güç kaybedermiş ki artık yaşamını sürdüremeyip ölürmüş.
Bugün, Türkiye'yi sömürgeleştirmek için elinden geleni ardına koymayan, kimileri Araplara özenen köktendinci, kimileriyse basbayağı emperyalist Batı'nın uşağı olan ve karşı - devrimcilerle bölücülere de yardım ve yataklık eden aydın bozuntusu "yurtsevmezleri" gördükçe doğru saf tutmuş olmanın onurunu çok daha iyi hissediyorum.
Elinizdeki kitabı, benimle aynı onuru paylaşan asil eğitim ordumuza armağan ediyorum.