| Yazar | : | M. Kemal Atatürk |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 461 |
| Ölçü | : | 14 x 20 cm |
| Yayınevi | : | Türk Devrim Tarihi Enstitüsü |
Muhterem Efendiler;
Şimdiye kadar, vuku bulan maruzatım, şahsen ve Heyeti Temsiliye namına, temas ettiğim vakayi ve hadisatın izahına matuf idi. Bundan sonraki beyanatım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin küşadından ve alelusul hükümet teşekkül ettikten bugüne kadar, vukua gelmiş olan hadisat ve inkılabata şamil olacaktır. Bu beyanatım, esasen herkesçe vazıhan malum olan veyahut suhuletle malum olması mümkün bulunan vakayi safhalarına aittir. Filhakika, Meclisin zabıtnamelerinde, vekâletlerin dosyalarında, matbuat koleksiyonlarında, bu vakayi ve hadisatın vesaiki mazbut ve mahfuz bulunmaktadır. Binaenaleyh, ben, bütün bu vakayiin yalnız istikameti umumiyesini işaret ve tesbit etmekle iktifa edeceğim. Maksadım, inkılabımızın tetkikinde, tarihe medarı sühulet olmaktır. Bütün bu vakayi ve hadisatın cereyanında, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti Reisi, Başkumandan ve Reisicumhur sıfatlarını haiz bulunmuş olmaktan ziyade, teşkilatımızın reisi umumisi sıfatiyle bu vazifeyi ifaya kendimi mecbur addederim.
Bu noktai nazarların başlıcası, Türkiyenin, Türk milletinin takibetmesi lazım gelen siyasi prensibe müteallik idi.
Malumdur ki, Osmanlılar devrinde, muhtelif mesleki siyasiler takibolunmuştu ve olunuyordu. Ben, bu siyasi mesleklerin hiçbirinin, yeni Türkiye teşekkülü siyasisinin mesleki olamıyacağına kani olmuştum. Bunu, Meclise anlatmaya çalıştım. Bu nokta üzerinde, bilahare de çalışmaya devam olunmuştur. Bu hususa dair, evvel ve ahir, vukubulmuş olan beyanatımın esas noktalarını, burada hep beraber hatırlamayı faydalı bulurum.
Efendiler, bilirsiniz ki, hayat demek, mücadele, müsademe demektir. Hayatta muvaffakıyet, mutlaka mücadelede muvaffakıyetle mümkündür. Bu da, manen ve maddeten kuvvete, kudrete istinad eder bir keyfiyettir.