| İsbn | : | 9750811712 |
| Yayın Tarihi | : | 2006 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 248 |
| Ölçü | : | 23 x 29 cm |
| Yayınevi | : | Yky |
Haberleşmenin yalnızca iletişim araçları üzerinden yapılabildiği düşünülürse, bir zamanlar bilimkurgu türünün haberleşmenin geleceği adına düşlediği her şey bu gün artık gerçekleşti: Televizyon yayını, görüntülü telefon, cep telefonu, GPS sinyali, tele konferans, internet... William Gibson'a ithafen 40'lı ve 50'li yıllarda altın çağını yaşayan bilimkurgu zaten bu günleri hayal etmişti denebilir. Bugün ise bu konuda daha ileri bakabileceğimiz bir alan kalmadığı gibi, haberleşmenin akışını ve yönünü iletişim araçları belirliyor, haberleşme sıradan bir bilgi akışına dönüşüyor.
Oysa haberlerin anında iletilemeden yaşandığı uzun yüzyıllar boyunca haberin kendisi altından daha değerliydi. "Maraton efsanesi" bu durumun en iyi örneklerinden biri: Antik Yunan döneminde sıradan bir asker olan Pheidippides, Persleri savaşta mucizevi bir şekilde yendikleri haberini vermek için Maraton kasabasından Atina'ya koşuyor. Efsaneye göre haberi bir an önce verebilmek için hiç durmadan koşuyor ve zaferlerini açıklar açıklamaz halsizlikten düşüp ölüyor. Pheidippides'in haberleşme aracı bacak kasları, nefes nefese aktardığı sözleri, kısacası bizzat kendisiydi. Ve haberi zamanında yetiştirmek uğruna canını feda etmişti; ancak zaferi işitenlerin gözünde mesaj ile karşılaştırıldığında iletişim aracının değeri muhtemelen solda sıfır kalıyor...