| Yazar | : | İbrahim Yıldırım |
| İsbn | : | 9786050905298 |
| Yayın Tarihi | : | Şubat, 2012 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 188 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Doğan Kitap |
Bu gece, Nişantaşı ile ilgili öyküler ve çok daha başka şeyler anlatacak, sizleri kimi zaman hüzünlü, kimi zaman neşeli, bambaşka bir geçmiş zaman yolculuğuna çıkaracağım. Dolayısıyla bana ayrılan kısıtlı süre içinde durmadan konuşmak veya yazdıklarımı okumak zorundayım. Fakat yalnızca konuşacağımı ve okuyacağımı sanmayınız: Elimde tuttuğum sarı zarfın içindeki fotoğrafları da göstereceğim. Masamın yanında duran büyük bavulda ise çok şaşırtıcı gösteri malzemeleri var, o eşyanın sizlere, en az anlatacağım öyküler kadar ilginç ve unutulmaz anlar yaşatacağı kanısındayım... Kısacası, suare boyunca sürprizlere açık, hareketli -kim bilir belki de etkileşimli- ve oynak öyküler dinleyecek, göreceksiniz. Az önce kullandığım kıpırtılı, cilveli, ünlem çağrışımlı sözcükler sizleri sakın yanıltmasın: Akış düzenim ve öykülerim, meyhane meddahlarının kıssaları gibi dumanlı, pavyon komedyenlerinin şakaları gibi banal ve çapaçul olmayacak.
Her ayrıntıyı uzun uzun düşündüm, neredeyse kendi kendimin dramaturgluğunu yaptım. Bu özenli ön çalışmaya göre, gösterime rahmetli anneannemin Mecid Efendi'nin Yadigarı dediği, semtimize adını veren menzil taşından ve bu taştan ilham alarak yaşamımın çeşitli dönemlerinde, çeşitli fikirler doğrultusunda tirendazlık yapan, dikilitaş ve okçuluk uzmanı kadim dostum Sıtkı Ağabey'den söz ederek başlamam gerekiyor...