| Yazar | : | İlknur Aktuğ |
| İsbn | : | 9751710103 |
| Yayın Tarihi | : | 1993 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 122 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Kültür Bakanlığı |
Lale Devri'nin ünlü sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 18. yüzyılın ilk yansında (1726-1727) inşa ettirilen Nevşehir Damat İbrahim Paşa Külliyesi, o dönemde Muşkara adında bir köy olan Nevşehir'in gelişmesine ve kaza merkezi olmasına büyük katkıda bulunmuştur. Külliye programı açısından klasik Osmanlı külliye programının son uygulamalarından biri; bezeme programı açısından da Lale Devri bezemelerinin en güzel ve önemli örneklerine sahip bir külliyedir. Yapı grubu bugünkü Belediye Caddesi'nin batısında yer almakta; camii, han, kervansaray ve hamamıyla sıbyan mektebi, imaret ve medrese yapılan arasından Cami-i Cedid Caddesi geçmektedir. Külliyeyi yaptıran Damat İbrahim Paşa, sadrazamlığı döneminde gelişen ve adı Nevşehir olarak değiştirilen Muşkara Köyü'nde doğmuştur. Raşid ve Osmanzade Taib'e göre babası İzdin (Zeytin) i voyvodası Sipahi Ali Ağa, Müstakimzade'ye göre de Hasan bin Halil, annesi Fatıma Hanım'dır. 1689 yılında kız kardeşiyle akrabalarını görmek ve iş bulmak amacıyla İstanbul'a gelerek önce sarayda helvacı sonra sırasıyla baltacı, evkaf kâtipliği görevlerinde bulundu. Daha sonra yazıcı kâtibi olarak Edirne'ye giderek şehzade Ahmet'le tanışıp yakın dostu oldu. 1703 yılında II. Mustafa'nın tahttan indirilip yerine Şehzade Ahmet'in tahta çıkmasıyla İstanbul'a gelerek darüssaade ağası yazıcısı oldu. 1709 yılında ordu muhasebeciliğine atandı; birkaç sene sonra da Mora seferinde cephane ve erzak nakli işlerini yürütüp, Mora geri alındıktan sonra da o civarın tahrir işlerini yapmakla görevlendirildi. 1715 yılında İstendil ve Çuha adalarının vergi toplamasıyla görevlendirilen İbrahim Efendi bir sene sonra mevcut görevinin yanı sıra Niş defterdarlığına atandı; aynı yıl Avusturya'ya seferinde ordunun cephane ve erzak nakli işlerini yönetmekle görevlendirildi ve Petervaradin savaşına katıldı. Avusturya seferi sırasında ordunun kötü bir duruma düşmemesi için bazı tayinlerin yapılmasında rol oynamış ve Edirne'ye gelerek III. Ahmet'i durumdan haberdar etmiştir. Bu olaydan sonra III. Ahmet İbrahim Efendi'yi yanına alarak Paşalık unvanı vermiştir. İbrahim Paşa barış yapmayı daha uygun görmüş ve padişahı da bu konuda ikna etmiş ve Avusturyalılarla barış anlaşması imzalanması çabalarında önemli rol oynayarak Pasarofça Anlaşması'nın gerçekleşmesini sağlamıştır. Aynı sene içinde de sadrazamlığa getirilmiştir…